<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Serbest Çağrışım</title>
	<atom:link href="http://www.serbestcagrisim.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.serbestcagrisim.com</link>
	<description>Soldan sağa doğru...</description>
	<pubDate>Thu, 11 Sep 2008 13:33:12 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>LCD TV</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/29</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/29#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Sep 2008 10:42:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Her Türlü]]></category>

		<category><![CDATA[fahriye evcen]]></category>

		<category><![CDATA[lcd tv]]></category>

		<category><![CDATA[ucuz lcd tv]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[Eski televizyonunuzu değiştirmeye niyetlendiniz ve belki full hd, belki hd ready bir lcd tv peşine düştünüz. Madem bu kadar parayı gözden çıkardınız, kazık yememek çok önemli. Son zamanlarda gazetelerde, dergilerde ve mağazalarda ucuza LCD TV reklamları gırla gidiyor, hemen hemen herkeste bu ucuzluktan faydalanmak istiyor ama dikkat edilmesi gereken bir şey var; çözünürlük oranı.

Yazının girişinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski televizyonunuzu değiştirmeye niyetlendiniz ve belki full hd, belki hd ready bir lcd tv peşine düştünüz. Madem bu kadar parayı gözden çıkardınız, kazık yememek çok önemli. Son zamanlarda gazetelerde, dergilerde ve mağazalarda ucuza LCD TV reklamları gırla gidiyor, hemen hemen herkeste bu ucuzluktan faydalanmak istiyor ama dikkat edilmesi gereken bir şey var; çözünürlük oranı.</p>
<p><span id="more-29"></span></p>
<p>Yazının girişinde dediğim gibi en önemli özellik çözünürlük kısmı. Ekranda gördüğümüz resim, aslında milyonlarca küçük renkli noktanın yan yana gelip göze mantıklı gözüken bir resim haline gelmesiyle oluşur. Çözünürlük ise ekranda gösterilen resmin kaç noktadan oluştuğunu anlatır, fotoğraf makinaları için bahsi geçen 1 Mega Pixel, 5 Mega Pixel konusuyla ekrandaki çözünürlük mantığı aynıdır, yani ne kadar çok nokta o kadar kaliteli görüntü.</p>
<p>Normalde HD Ready LCD TV&#8217;lerde görüntü çözünürlüğü 1366&#215;768 pixel ebatlarındadır, 1366&#8242;yı 768&#8242;e bölerseniz sinema ekranının doğal ebatları olan 16:9 oranını bulursunuz, Full HD ekranlarda ise bu çözünürlük 1920&#215;1080 pixeldir. 1920&#8242;yi 1080&#8242;e bölerseniz aynı 16:9 oranını bulursunuz.</p>
<p>Gelelim bu aralar satılan ucuz LCD TV&#8217;lere, fiyatı ucuz olan bu tip bir TV&#8217;yi almadan önce mutlaka çözünürlüğünü sorun. Eğer 1024&#215;768 cevabını alırsanız bilin ki bu TV doğuştan özürlü bir TV&#8217;dir. Yani aslında tüplü TV&#8217;lerin oranı olan 4:3 oranı, LCD TV ebatlarına getirilmek için streç film gibi gerilmiş ve 16:9 görüntüsüne getirilmiş, ama genişlikteki çözünürlük büyümediği için ekrana ne koyarsanız koyun ilk çıkan LCD TV&#8217;lerde görülen biber dolması gibi şişman insanlar problemini beraber getirir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıdaki fotoğraf örneklerine bakalım;</p>
<div id="attachment_33" class="wp-caption aligncenter" style="width: 250px"><a href="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2008/09/4x31.jpg"><img class="size-full wp-image-33" title="4x31" src="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2008/09/4x31.jpg" alt="4:3 oranlı görüntü" width="240" height="180" /></a><p class="wp-caption-text">4:3 oranlı görüntü</p></div>
<p>Yukarıdaki resimde görülen fotoğraf farkedeceğiniz üzere 4:3 oranlı bir görüntü, normal tüplü TV&#8217;lerde gördüğümüz oran işte bu oran.</p>
<div id="attachment_32" class="wp-caption aligncenter" style="width: 330px"><a href="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2008/09/4x3_16x9.jpg"><img class="size-full wp-image-32" title="4x3_16x9" src="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2008/09/4x3_16x9.jpg" alt="4:3 oranlı görüntü, 16:9 oranına uzatılmış" width="320" height="180" /></a><p class="wp-caption-text">4:3 oranlı görüntü, 16:9 oranına uzatılmış</p></div>
<p>Yukarıda gördüğünüz resim ise bahsi geçen streç film gibi gerilmiş TV&#8217;lerde göreceğiniz resim tipidir. Ekranda yer alan görüntü aynı olmasına rağmen çekip uzatılmış gibi bir tipi vardır ve gözü doğal olarak rahatsız eder. Ekranda fıstık gibi gözükmesi gereken Fahriye Evcen, daha çok biber dolması gibi gözükür.</p>
<div id="attachment_34" class="wp-caption aligncenter" style="width: 330px"><a href="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2008/09/16x91.jpg"><img class="size-full wp-image-34" title="16x91" src="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2008/09/16x91.jpg" alt="16:9 oranlı görüntü" width="320" height="180" /></a><p class="wp-caption-text">16:9 oranlı görüntü</p></div>
<p>İşte bu resim olması gereken resim oranı. Gerçek bir 16:9 orantılı TV&#8217;de resmi bu şekilde görmeniz gerekiyor. Farkedeceğiniz gibi Fahriye Evcen&#8217;in görüntüsü 4:3 oranındaki TV&#8217;den farklı değil, gayet net ve normal ölçülerde, tek fark ekranın genişlemesinden sebep ekrana çok daha fazla detay sığıyor ve sinemadaki gibi daha keyifli bir seyretme zevki sunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/29/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni başlayanlar için &#8216;Cunda&#8217;</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/28</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/28#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 14:51:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Her Türlü]]></category>

		<category><![CDATA[Yeni Başlayanlar İçin]]></category>

		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>

		<category><![CDATA[balık]]></category>

		<category><![CDATA[cunda]]></category>

		<category><![CDATA[sakin]]></category>

		<category><![CDATA[tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/archives/28</guid>
		<description><![CDATA[Efendim burası öyle bir adadır ki vakit geçmek bilmez, bir gün kalsanız dahi bir haftalık tatil yapmış gibi hissedersiniz. bence huzur ve sakinlik arayanlar için şahane bir tercih, ama eğlence sever gençlik için işkenceye dönebilir, hatta fenalık geçirebilirsiniz.
Öncelikle geleceğiniz tarihi önceden belirlemekte fayda var, Salı günü kalkıp hadi hafta sonu Cunda&#8216;ya gidelim derseniz, hele ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Efendim burası öyle bir adadır ki vakit geçmek bilmez, bir gün kalsanız dahi bir haftalık tatil yapmış gibi hissedersiniz. bence huzur ve sakinlik arayanlar için şahane bir tercih, ama eğlence sever gençlik için işkenceye dönebilir, hatta fenalık geçirebilirsiniz.</p>
<p><span id="more-28"></span>Öncelikle geleceğiniz tarihi önceden belirlemekte fayda var, Salı günü kalkıp hadi hafta sonu <em><strong>Cunda</strong></em>&#8216;ya gidelim derseniz, hele ki açıkta kalırsınız haberiniz olsun. Ne yapmak lazım? <em><strong>Cunda</strong></em> hakkında bir çok site var, bunları inceleyerek bir çok otel, motel ve pansiyonun numarasına ulaşabilirsiniz. Olabildiğince erken telefon edin. Biz <em><strong>Altay Butik Pansiyon</strong></em>da -butik pansiyon nasıl oluyorsa artık- konakladık ve gayet memnun kaldık. Odalarda klima, tv, sıcak su falan her türlü konfor var ve fiyatları nispeten iyi. Cunda&#8217;da konaklama seçenekleri biraz kısıtlı olduğu için buradaki otel, motel ve pansiyonlar bunu kendi lehlerine gayet iyi kullanıyorlar. Rezervasyonunuzu kesinleştirmek için parasını havale ile istiyorlar, o yüzden ararken tedarikli olun. Konaklama fiyatları 100 ila 250 ytl arasında değişiyor -iki kişi konaklama fiyatı, kişi başı değil-.</p>
<p>Konaklama işini hallettikten sonra adada ne yapacaksınız ona bakalım. Açıkça söylemek gerekirse çok şey yok, sabah erken yola çıkıp öğlen gibi vardığınızı düşünürsek yapılacak en iyi şey denize falan gitmek. Bir kaç seçenek var, <em><strong>Altay</strong></em> <em><strong>Pansiyon</strong></em>un genel müdürü -<em>patronun şımarık oğlu</em>- bize önce <em><strong>Sarmısaklı</strong></em> plajını tavsiye etti ama biz adada beach club tadında bir yere gitmek istiyoruz deyince bizi <em><strong>Ortunç</strong></em>&#8216;a gönderdi. Giderken dikkat edilecek tek nokta merkezden yolu bulmaya çalışırken tabelalar size ters bakıyor, o yüzden nereye gireceğinizi muhtemelen kaçıracaksınız, Patrica plajlarına dönen yoldan bir öncekinden girmeniz lazım, yoksa alakasız bir yere gidersiniz. <em><strong>Ortunç</strong></em>&#8216;un girişi paralı -20 ytl / kişi-, plajı güzel ve temiz, deniz ise gerçek anlamda buz gibi, <em><strong>Alaçatı</strong></em>&#8216;ya oranlamak gerekirse <em><strong>Alaçatı</strong></em> burasının yanında sıcak kalıyor. <em><strong>Ortunç</strong></em>&#8216;un yanında ada diye bir yer var, su kaydırağı falan seviyorsanız orayı tercih etmekte fayda var. Yemekler çok lezzetliydi ama fiyatları nispeten yüksek, elemanlar ve işletme ise gerçekten vasat.</p>
<p>Deniz keyfiniz bittikten sonra muhtemelen gece bir de yemek yiyelim diyeceksiniz, o zaman merkeze geri dönelim. Sahilde göreceğiniz üzere bir çok restoran var, eğer uygun fiyatlı yemek istiyorsanız sahil değil sahile paralel sokaklardaki restoranları tavsiye ederim, en az %35 daha az ödersiniz. Önceden bir tur atıp balık fiyatlarını sorup, menülere baktıktan sonra bir yeri tercih edin. Ayrıca hem meze hem balık fiyatlarında pazarlık etmelisiniz, yoksa ağır kaçabilir. Pazarlık konusunda kesinlikle utanmayın pazarlık yapmak ayıp bir şey değil. Gerçekten kaliteli bir yerde yemek istiyorsanız <em><strong>Bay Nihat</strong></em>&#8216;a gitmelisiniz, yalnız şimdiden uyarayım 35lik rakı ve beş altı çeşit mezeye -balık yenmemiş- 2 kişi 150 ytl ödendiğini yakın arkadaşlarımızdan tecrübe ettik. Onun yanında <em><strong>Beybaba</strong></em> var, o da güzel bir yer ama fiyatları Bay Nihat&#8217;a göre daha makul. Deniz kenarındaki seçeneklerden biz <em><strong>Derya</strong></em>&#8216;yı tercih ettik, Kemal -uzun saçlı olan- ikna etti bizi, hem mezeleri güzel hem hizmet iyi, yalnız gerçekten mezelerde pazarlık etmekte fayda var. Yemek fiyatlarına örnek vermek gerekirse altı çeşit meze -ki bunlardan üçü ahtapot, kalamar ve yengeçti- ve alkolsüz bir yemeğe -balık yemedik- iki kişi toplam 75 lira ödedik, tip bırakmaya gerek yok kuver alıyorlar.</p>
<p>Gece yapılacak bir şey var mı diye sorduğumuzda ara sokaklarda bar olduğunu ama tavernaya gitmenin daha iyi olacağını söylediler ama grek müziğinden haz etmediğim için otele dönmeye karar verdik. Neden bar olmadığını ise dönerken anladık, adadakiler imza kampanyası yapıp barların gürültüsünden şikayetçi olduklarına dair her yere ilan asmışlar.</p>
<p>Toplamda <em><strong>Cunda</strong></em>&#8216;da geçirilecek vasat bir hafta sonu tatilinin maliyeti iki kişi için en az 300 lira civarında, tabi buna yol ve diğer masraflar dahil değil. Eğer arabayla değil otobüs vasıtası ile gelecekseniz <em><strong>Ayvalık</strong></em>&#8216;a bilet almalısınız, adaya sürekli tekne ile gidiş geliş mümkün ve 2 lira. İskeleler ise hemen restoranların dibinde olduğu için çok rahat bir şekilde herhangi bir otele ulaşabilir, veya <em><strong>Ayvalık</strong></em>&#8216;ta konaklayıp sadece deniz ve yemek için gidip gelebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/28/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Swiss Kanton</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/27</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/27#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 May 2008 12:10:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Her Türlü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/archives/27</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi efendim burası kendine münhasır, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi civarında yeni açılmış bir mekan, etrafta da çok methettiler, dedik ki bir rezervasyon yaptırıp gidelim. Şimdi buradaki anahtar kelime &#8220;rezervasyon&#8221;, ama asıl macera rezervasyon ile gittiğimiz bu yerde yaşadıklarımız.

Öncelikle burasının yeni açılmış bir yer olduğunun farkında olarak ve genellikle yeni açılan yerlerde olduğu gibi müşteri portföyünü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi efendim burası kendine münhasır, <em><strong>Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi</strong></em> civarında yeni açılmış bir mekan, etrafta da çok methettiler, dedik ki bir rezervasyon yaptırıp gidelim. Şimdi buradaki anahtar kelime &#8220;rezervasyon&#8221;, ama asıl macera rezervasyon ile gittiğimiz bu yerde yaşadıklarımız.</p>
<p><span id="more-27"></span></p>
<p>Öncelikle burasının yeni açılmış bir yer olduğunun farkında olarak ve genellikle yeni açılan yerlerde olduğu gibi müşteri portföyünü zenginleştirmek için her gelen müşteriye özel bir ihtimam gösterileceğini tahmin ederek gittik. Her yeni mekanda olduğu gibi çeşitli problemler yaşamak olasıdır fakat ilginçtir ki <em><strong>Swiss Kanton</strong></em> müşteri kazanmaya çalışması gerekirken, müşteri kaybetmekten çekinmiyor.</p>
<p>Geçtiğimiz pazar günü <em><strong>rezervasyon yaptırarak</strong></em> kahvaltı için yola çıktık, fakat mekana vardığımızda bizi &#8220;iki tane anaokulunun velileri var, sizi yukarıya alamıyoruz şöyle oturur musunuz&#8221; diyerek direkt kapının girişinde bir yere aldılar. Yetkili kişiyi ileride gölge bir yer olduğu konusunda dürttüğümüzde ise &#8220;<em>saat 1 için rezervasyonlu, eğer 1&#8242;e kadar kalkarsanız tabi buyrun</em>&#8221; (pardon ama bende rezervasyon yaptırıp geldim?) cevabını almamız üzerine &#8220;yok burası iyi&#8221; demek durumunda kaldık ve bize gölgelik ayarlanması umudu ile oturduk. Güneşin altında yaklaşık 10 dakika kadar oturduktan sonra bir garsonu yakalayıp ne oluyor diye sorma gafletine düştük, sağolsun ilgilendi ama köşedeki gölgedeki masada oturan müşterilerin kalkacağını, bizi oraya alacaklarını söyledi. Köşedeki masanın ise kalkmaya hiç niyeti yok tabi, amca gözümüzün içine baka baka gayet rahat çay istedi ve gazetesini okumaya devam etti. Genellikle bu tip problemleri umursamamamıza rağmen, bu kadar lakayıt davranılması sonucunda mekandan uzaklaşıp, rotayı doğrudan Çiçekli Köye çevirdik.</p>
<p>Mekan yeni açılmış olabilir, bazı şeyler oturmamış ta olabilir, kabul ederim, ama ben rezervasyon yaptırmışım, en azından <em><strong>rezervasyonun hatırına</strong></em> dandikte olsa bir masanın üzerine adımı falan yaz, en azından diyeyim ki &#8220;adamlar ilgilenmiş&#8221;, ama sen bırak benim rezervasyonumu sallamayı, ayağına kadar gelmiş müşteriyi sikine takmıyorsun, aferin sana, aynen böyle devam et.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/27/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni başlayanlar için &#8216;Klima&#8217;</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/26</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/26#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 06:39:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Her Türlü]]></category>

		<category><![CDATA[Yeni Başlayanlar İçin]]></category>

		<category><![CDATA[klima]]></category>

		<category><![CDATA[satın alma rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[yeni başlayanlar için klima]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/archives/26</guid>
		<description><![CDATA[Klima dediğimiz alet bir adet ısı değiştirgecinden başka bir şey değildir, amaç soğutucu akışkanı (freon) kompresör vasıtası ile önce sıkıştırıp, kondanserden geçirip sıvı hale getirmek, daha sonra bu sıvı hale gelmiş gazı, genleştirme valfi tabir edilen bir iğne deliğinden geçirip, aniden soğumasını sağlayarak soğutma enerjisini evaporatör
vasıtası ile iç ortama dağıtmaktır.
Çalışma sisteminin basitliği yanında satın alma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Klima dediğimiz alet bir adet ısı değiştirgecinden başka bir şey değildir, amaç soğutucu akışkanı (freon) <span class="gb">kompresör</span> vasıtası ile önce sıkıştırıp, kondanserden geçirip sıvı hale getirmek, daha sonra bu sıvı hale gelmiş gazı, genleştirme valfi tabir edilen bir iğne deliğinden geçirip, aniden soğumasını sağlayarak soğutma enerjisini <span class="gb">evaporatör</span><br />
vasıtası ile iç ortama dağıtmaktır.</p>
<p>Çalışma sisteminin basitliği yanında satın alma süreci sancılı ve karmaşıktır. birden fazla marka olduğu gibi, birden fazla çalışma prensibi de bulunmaktadır;</p>
<p><span id="more-26"></span> - En yaygın olanı klasik <span class="gb">piston</span> <span class="gb">kompresör</span>lülerdir, normal araba motoru gibi bir <span class="gb">piston</span> mantığı bulunmakta olup, bir adet elektrik motoru ile sürülür, en yaygın model olduğu için dikkat edilmesi gereken nokta <span class="gb">kompresör</span>e verilen garanti süresi değil, <span class="gb">kompresör</span>ün gerçekten kaliteli olup olmadığıdır. Alışveriş merkezlerinde satılan ucuz makinalarda kullanılan <span class="gb">kompresör</span>lerin kalitesi maalesef çok başarılı değildir, ilk satın alındığında %90 gibi bir performans gösteren <span class="gb">kompresör</span>, ilk yılın sonunda verimini %65 civarına düşürür. bu noktada <span class="gb">kompresör</span> garantisini devreye sokarak <span class="gb">kompresör</span> değişimi talep edilebilir, fakat voltaj dalgalanmaları, <span class="gb">kompresör</span>ün hala çalışıyor olması gibi gerçekler garantinin işlemesini maalesef engelleyecektir.</p>
<p>- Bir diğer model <span class="gb">rotary</span> diye anılan, merkezleri birbirinden kaçık iki silindirin iç içe çalışması ile sıkıştırma ve basma işini yapan <span class="gb">kompresör</span>lerdir. Fiyatları <span class="gb">piston</span>lu <span class="gb">kompresör</span>lere çok daha yüksek olmasına rağmen, çalışan parçaların az olması -sadece iki parça, <span class="gb">piston</span>lu da kırk civarında- hem sessiz olmasını hem daha verimli çalışmasını sağlar. <span class="gb">invertor</span> diye anılan <span class="gb">klima</span> teknolojisi <span class="gb">rotary</span> <span class="gb">kompresör</span>ler ile çalışmaktadır, çalışma mantığı elektrik <span class="gb">frekans</span>ını değiştirerek motorun daha yavaş veya daha hızlı dönmesini sağlamaktan geçer, <span class="gb">piston</span>lu <span class="gb">kompresör</span>lerde bu imkan yok iken, <span class="gb">rotary</span> <span class="gb">kompresör</span>lerde dönüş hızı azaltılarak <span class="gb">kompresör</span>ün gücü düşürülür, böylece ihtiyaç kadar enerji üretilmesi sağlanır.</p>
<p>- Daha yüksek kapasiteli <span class="gb">klima</span>larda <span class="gb">rotary</span>&#8216;nin daha büyük modelleri olan <span class="gb">scroll</span> <span class="gb">kompresör</span>lere rastlanır. Hemen hemen aynı mantıkla çalışmakta olup, silindir yerine iç içe geçmiş iki yay vardır. <span class="gb">Rotary</span>&#8216;den farklı olarak kapasite kontrolü <span class="gb">frekans</span> ile değil, sadece kapasite ayarlaması ile iki kademede, daha gelişmiş modellerinde üç kademede sağlanır.</p>
<p><span class="gb">Heat-pump</span> olarak geçen sistemlerin özelliği, arada bir dört yollu vana denilen parçayı kullanarak <span class="gb">kondanser</span> ile <span class="gb">evaporatör</span>ün yerini değiştirmeleridir. İç ünite <span class="gb">kondanser</span> haline gelerek ısıtma, dış ünite <span class="gb">evaporatör</span> haline gelerek soğutma yapar.</p>
<p><span class="gb">Klima</span> hakkında genel yanılgılardan birisi her sıcaklıkta çalışacağına dair inançtır. Bazı bölgelerde <span class="gb">klima</span> almak mantıklı iken, bazı bölgelerde anlamsızdır. Isı değiştirgeçlerinin çalışma prensibi, yüzeyleri ile ortam sıcaklığı arasındaki farkı kullanarak üzerlerindeki ısı yükünü arttırmak veya azaltmaktır. Nominal bir <span class="gb">klima</span> kondansasyon sıcaklığı +45°c civarındadır, dediğimiz gibi arada bir ısı farkının (delta t) olması şarttır, eğer hava sıcaklığı güneşin altında 45 dereceyi bulur veya geçerse <span class="gb">klima</span>nın çalışması beklenemez. Bu sebepten dolayı güney doğu anadolu veya adana civarında oturan bir kişinin alışveriş merkezlerinden <span class="gb">klima</span> alarak evine takması ve daha sonra serinletmesini beklemek anlamsızdır.</p>
<p><span class="gb">Heat-pump</span> cihazlarda anlattığımız gibi <span class="gb">kondanser</span> ve <span class="gb">evaporatör</span>ün yeri değişmektedir. Nominal bir <span class="gb">klima</span> evaporasyon sıcaklığı yaklaşık +5°c civarındadır, bazı modellerde daha düşük sıcaklıklara inebilir fakat çiğlenme yapacağı için havayı kurutması veya üzerinde buz oluşturması gibi bir durum söz konusudur. Buna göre hava sıcaklığı 0°c&#8217;nin altına indiğinde doğal olarak ısı farkı <span class="gb">evaporatör</span>ü daha da soğutma yönünde olacağından, fakat bizim istediğimiz <span class="gb">evaporatör</span>ün ısınarak üzerinden soğutma yükünü atması olduğundan sebep yine <span class="gb">klima</span>nın çalışması beklenemez.</p>
<p>Yukarıda belirttiğimiz her iki örnek te <span class="gb">invertor</span> teknolojisi ile donatılmış cihazlar için aşırı olmadığı sürece biraz daha esnektir, <span class="gb">invertor</span> cihazlar üzerlerindeki ısı yükü dengeleme imkanları ile +55 veya -5 gibi sıcaklıklarda da çalışmalarını bir nebze sürdürebilirler, ama kesin çalışacaklar diye bir kaide yoktur.</p>
<p>Evinize, işyerinize <span class="gb">klima</span>nızı monte ettirirken dikkat edilmesi gereken hususlar ise şöyledir;</p>
<p>- Bazı servisler mesafenin önemli olmadığını söylerler, mesafe çok önemlidir. Dış ile iç ünite arasındaki mesafe ne kadar kısa ise makinanız o kadar sağlıklı çalışacaktır.<br />
- İç ile dış üniteniz arasındaki boruların mutlaka izoleli olmalarına dikkat etmelisiniz, ne kadar az ısı kaçağınız olursa, o kadar verimli çalışacaktır.<br />
- Boruların olabildiğince kıvrımsız monte edilmesi de önemlidir, pratik bir hesaplama için her eklenen dirsek, boru mesafesine neredeyse 1 metre boru eklenmiş etkisi yapacaktır.<br />
- Boruların üzerindeki izoleyi güneşten korumak için mutlaka kablo kanalı içerisine alınması önemlidir, bir çok servis bunu yapmayarak bir kaç zaman içerisinde boru izolelerinin tanınmaz hale gelmesine sebep olmaktadır.<br />
- <span class="gb">Klima</span>nızı eğer sadece soğutma yapması için kullanacaksanız dış ünitenizi güneş almayan bir yere, sadece ısıtma yapacaksanız dış ünitenizi her daim güneş alan kuytu bir yere monte ettirmenizde fayda vardır.</p>
<p>Nereden satın almalısınız sorusunun cevabı daha da karmaşıktır, doğal olarak satın alınacak yer ekonomik güç ile alakalıdır fakat bazı temel şeyler pek değişmez;</p>
<p>- Satın aldığınız bayinin veya satıcının kesinlikle kendisine ait bir servisi olmalıdır, aksi takdirde başkasınınkiyle gerdeğe girmeye çalışanların durumunu yakından anlarsınız.<br />
- Satın alınacak yer alışveriş merkezi değil, cadde üstündeki Mustafa Abi, Kemal Amca olmalıdır, aksi takdirde firma sahibiyle değil, müşteri temsilcisiyle muhattap olursunuz.<br />
- Kesinlikle bir kaç yıldan uzun zamandır <span class="gb">klima</span> işiyle uğraşan, birden fazla montaj yapmış bir firma olmalıdır (bak firma diyorum, Mustafa Abi dediğime bakma)</p>
<p>En önemli nokta ise <span class="gb">klima</span> için ödenen para miktarıdır, <span class="gb">klima</span>yı ucuza getirmeye çalışabilirsiniz, fakat ucuza getirdiğiniz <span class="gb">klima</span> muhtemelen ilk sene sonunda performansını hayli düşüreceği için ödemekten imtina ettiğiniz miktar sizden elektrik faturası ve ısınamamak/serinleyememek olarak çıkacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/26/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>squid ile facebook eğlencesi</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/24</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/24#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Feb 2008 09:09:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Linux]]></category>

		<category><![CDATA[facebook]]></category>

		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<category><![CDATA[proxy]]></category>

		<category><![CDATA[squid]]></category>

		<category><![CDATA[upside-down-ternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/archives/24</guid>
		<description><![CDATA[Her şey adamın birisinin daha önce yazdığı Upside-Down-Ternet yazısını okumamla başladı, arkadaşın amacı kablosuz ağına izinsiz girenlerin interneti başaşağı görmelerini sağlamaktı, benim derdim ise hemen hemen aynı olsa da aslında bambaşkaydı, bazı sitelerin içeriğini bozmak.

Mesai saatleri içerisinde açıkçası elemanların facebook&#8216;ta ne işi olduğunu anlamıyorum, kardeşim sen buraya çalışmak için geliyorsun doğru mu? Doğru. Ben sana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her şey adamın birisinin daha önce yazdığı <em><strong>Upside-Down-Ternet</strong></em> yazısını okumamla başladı, arkadaşın amacı kablosuz ağına izinsiz girenlerin interneti başaşağı görmelerini sağlamaktı, benim derdim ise hemen hemen aynı olsa da aslında bambaşkaydı, bazı sitelerin içeriğini bozmak.</p>
<p><span id="more-24"></span></p>
<p>Mesai saatleri içerisinde açıkçası elemanların <em><strong>facebook</strong></em>&#8216;ta ne işi olduğunu anlamıyorum, kardeşim sen buraya çalışmak için geliyorsun doğru mu? Doğru. Ben sana <em><strong>facebook</strong></em>&#8216;ta dolaş diye mi maaş ödüyorum? Hayır. O zaman parasını benim ödediğim vaktini benim için değerlendirmen ve çalışman gerekiyor. <em><strong>facebook</strong></em>&#8216;u direkt olarak engellemek çok kolay, ama benim derdim <em><strong>facebook</strong></em>&#8216;u engellemek değil, kullanmamaya ikna etmek. Ben de bu arkadaşın yazdığı <em><strong>upside-down-ternet</strong></em> programını biraz kurcalayıp kendime göre değiştirdim, bu kodu çalıştırmak için bir <em><strong>squid proxy</strong></em> sunucu, bir http sunucu -<em><strong>apache2</strong></em> mesela- ve bir <em><strong>imagemagick</strong></em> kütüphanesi yeterli. Gerekli olan şeyleri sunucumuza kurduktan sonra <em><strong>/var/www</strong></em> dizini altına dosyalarımızı tutabileceğimiz bir klasör yaratıyoruz. Ben bunu şaka amaçlı yapmayı düşündüğüm için klasörün <em><strong>joker</strong></em> olması mantıklı geldi, kodu da buna göre yazdım. Siz istediğiniz bir klasöre göre kendiniz ayarlayabilirsiniz. Klasörü yarattıktan sonra erişim haklarını <em><strong>777</strong></em> olarak ayarlamanız gerekiyor, çünkü <em><strong>squid</strong></em>&#8216;in kullanıcısı <em><strong>proxy</strong></em>, <em><strong>apache2</strong></em>&#8216;nin ise <em><strong>www-data</strong></em>, <em><strong>proxy</strong></em> kullanıcısının bu klasöre tam yetkili erişebilmesi için bu şart.</p>
<p>Daha sonra yapacağımız iş <em><strong>/etc/squid</strong></em> klasörüne veya beğendiğiniz herhangi bir yere aşağıdaki kodu kaydetmek, ben scriptin adını <em><strong>joker.pl</strong></em> olarak kaydettim;</p>
<p><code><br />
#!/usr/bin/perl<br />
$log = "/var/log/squid/redirector.log";<br />
$|=1;<br />
$count = 0;<br />
$pid = $$;<br />
while (&lt;&gt;) {<br />
chomp $_;<br />
@all = split(/ /, "$_");<br />
if ("$_" =~ /facebook\.com/i) {<br />
$url = @all[0];<br />
if ($url =~ /(.*\.jpg)/i) {<br />
system(&#8221;/usr/bin/wget -q -O /home/www/joker/$pid-$count.jpg $url&#8221;);<br />
system(&#8221;/bin/chmod 0777 /home/www/joker/$pid-$count.jpg&#8221;);<br />
system(&#8221;/usr/bin/mogrify -swirl 45 /home/www/joker/$pid-$count.jpg&#8221;);<br />
system(&#8221;echo $_ &gt;&gt; $log&#8221;);<br />
print &#8220;http://127.0.0.1/joker/$pid-$count.jpg\n&#8221;;<br />
$count++;<br />
}<br />
elsif ($url =~ /(.*\.gif)/i) {<br />
system(&#8221;/usr/bin/wget -q -O /home/www/joker/$pid-$count.gif $url&#8221;);<br />
system(&#8221;/bin/chmod 0777 /home/www/joker/$pid-$count.gif&#8221;);<br />
system(&#8221;/usr/bin/mogrify -swirl 45 /home/www/joker/$pid-$count.gif&#8221;);<br />
system(&#8221;echo $_ &gt;&gt; $log&#8221;);<br />
print &#8220;http://127.0.0.1/joker/$pid-$count.gif\n&#8221;;<br />
$count++;<br />
}<br />
else {<br />
print &#8220;$_\n&#8221;;<br />
}<br />
}<br />
else {<br />
print &#8220;$_\n&#8221;;<br />
}<br />
}<br />
</code></p>
<p>Şimdi bu kodu çalıştırmak için önce <em><strong>joker.pl</strong></em>&#8216;yi <em><strong>chmod +x /etc/squid/joker.pl</strong></em> ile çalışır hale getirip, <em><strong>squid</strong></em> üzerinde ufak bir değişiklik yapmamız gerekiyor, <em><strong>/etc/squid/squid.conf</strong></em> dosyasının sonuna;</p>
<p><em><strong>redirect_program /etc/squid/joker.pl</strong></em></p>
<p>satırını ekleyip, <em><strong>squid</strong></em>&#8216;i <em><strong>/etc/init.d/squid force-reload</strong></em> ile yeniden yükleyelim. <em><strong>ps aux</strong></em> ile çalışan küçük <em><strong>joker.pl</strong></em>&#8216;leri görebilirsiniz. Şimdi facebook&#8217;a girmeyi deneyin, gerçekten etkili bir ikna etme yöntemi olduğunu göreceksiniz. Aşağıya örnek bir sayfa koydum, eğer isterseniz <em><strong>mogrify</strong></em>&#8216;ın seçenekleri ile oynayarak daha fantastik resimler yaratabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2008/02/ekran-goruntusu-facebook-photos-of-you-mozilla-firefox-1.jpeg" title="Facebook’tan Ekran Görüntüsü"></a></p>
<p style="text-align: center"><a href="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2008/02/ekran-goruntusu-facebook-photos-of-you-mozilla-firefox-1.jpeg" title="Facebook’tan Ekran Görüntüsü"><img src="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2008/02/ekran-goruntusu-facebook-photos-of-you-mozilla-firefox-1.thumbnail.jpeg" alt="Facebook’tan Ekran Görüntüsü" border="0" height="119" hspace="6" vspace="6" width="198" /></a></p>
<p>Dikkat edilmesi gereken ufak bir nokta var, klasörün içi çok hızlı bir şekilde dosyalarla doluyor, eğer <em><strong>cron</strong></em>&#8216;a 10 dakikada bir silecek şekilde bir satır eklerseniz kafanız rahat eder. Tam birisi <em><strong>facebook</strong></em>&#8216;tayken silinirse ne olacak peki diyebilirsiniz; <em><strong>Linux</strong></em> her zaman ki gibi yine eğlenceyi sürdürmeye devam ediyor, sadece <em><strong>inode</strong></em> siliniyor, dosyaya erişimde problem çıkmıyor, dosyayla işiniz bittikten sonra diskten kaldırıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/24/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>rapidshare.com ve wget</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/23</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/23#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Feb 2008 07:32:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Linux]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/archives/23</guid>
		<description><![CDATA[Linux&#8217;un esnekliğine gerçekten bayılıyorum, hemen hemen herşeyi bir kaç tıklamayla halledebiliyorsun ama bazen ufacık şeyler insanın sinirlerini oynatıp keşke elimin altında windows olsaydı dedirtiyor, bunlardan bir tanesini geçenlerde yaşadım ve gerçekten canımı sıktı. rapidshare.com&#8217;dan birden fazla dosya indirmeniz gerekiyorsa -mesela benim yaklaşık 100 civarı dosya indirmem gerekiyordu- gerçekten işiniz zor, tek tek tıkla falan, ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Linux&#8217;un esnekliğine gerçekten bayılıyorum, hemen hemen herşeyi bir kaç tıklamayla halledebiliyorsun ama bazen ufacık şeyler insanın sinirlerini oynatıp keşke elimin altında windows olsaydı dedirtiyor, bunlardan bir tanesini geçenlerde yaşadım ve gerçekten canımı sıktı. rapidshare.com&#8217;dan birden fazla dosya indirmeniz gerekiyorsa -mesela benim yaklaşık 100 civarı dosya indirmem gerekiyordu- gerçekten işiniz zor, tek tek tıkla falan, ama sonradan aklıma geldi; wget cookie -çerez- kabul ediyor, bunun daha kolay bir yolu mutlaka vardır, gerçekten de varmış.<br />
<span id="more-23"></span></p>
<p>Öncelikle elimizin altında bir adet rapidshare.com premium hesabı olması gerekiyor -yani kullanıcı adı ve şifre-, herşeyden önce premium zone&#8217;a girip tıklar tıklamaz indirmeye başla seçeneğini -direct downloads- aktif hale getirmeniz şart, böylece wget herhangi bir request gönderdiği zaman fazla uğraşmadan direkt indirme işlemine geçebilsin.</p>
<p>İkincisi kullanıcı adı ve şifremizi kullanarak bir cookie yaratmak, bunun için yine wget&#8217;i kullanacağız, curl falan da kullanmak mümkünmüş ama kafamızı karıştırmanın alemi yok. wget&#8217;e şu komutu verip cookie_rapidsharecom dosyasına cookiemizi yazdırıyoruz;</p>
<pre>wget --no-check-certificate \
--save-cookies cookie_rapidsharecom \
--post-data "login=USERNAME&amp;password=PASSWORD" \
-O - https://ssl.rapidshare.com/cgi-bin/premiumzone.cgi &gt; /dev/null</pre>
<p>cookie dosyasının içine bakarsanız bir kaç değişken ile birlikte ufak bir metin olduğunu göreceksiniz ama bu metin bizim wget ile dosya indirmemize yardımcı olacak. elimizde çalıştığından emin olduğumuz bir link varsa hemen deneyelim;</p>
<pre>wget --load-cookies=cookie_rapidsharecom -c &lt;url&gt;</pre>
<p>hepsi bu kadar. eğer elinizde birden fazla link varsa çok herhangi bir metin dosyasının içerisine linkleri alt alta yazıp şu komutu verin;</p>
<pre>wget --load-cookies=cookie_rapidsharecom -i &lt;dosya_adi&gt;</pre>
<p>wget sizin için bütün metin dosyasını sırayla indirecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/23/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sistemi yeni bir bilgisayara taşımak.</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/22</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/22#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Dec 2007 09:03:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Linux]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/archives/22</guid>
		<description><![CDATA[Çok kolay gibi gözüken bazı şeyler gerçekten insanı zorlayabiliyor, bunlardan bir tanesi sisteminizi -ki ben bir serverdan bahsediyorum- taşıdığınızda aynen çalışacak şekilde yeni bir server makinaya kurmak. eğer 32 bit bir makinadan 32 bit bir makinaya taşınıyorsanız çok fazla sıkıntı çıkacağını zannetmiyorum, ssh tüneli üzerinden (bkz. scp, bkz. fish) kolayca taşıma yapabilirsiniz ama eğer 32 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok kolay gibi gözüken bazı şeyler gerçekten insanı zorlayabiliyor, bunlardan bir tanesi sisteminizi -ki ben bir serverdan bahsediyorum- taşıdığınızda aynen çalışacak şekilde yeni bir server makinaya kurmak. eğer 32 bit bir makinadan 32 bit bir makinaya taşınıyorsanız çok fazla sıkıntı çıkacağını zannetmiyorum, ssh tüneli üzerinden (bkz. scp, bkz. fish) kolayca taşıma yapabilirsiniz ama eğer 32 bit bir makinadan 64 bit bir makinaya taşınıyorsanız işiniz zor, çünkü paketleri tekrar kurmanız gerekiyor.</p>
<p>Peki sisteminizdeki paketleri nasıl bir seferde taşırız, çok basit ve tek satırlık bir kod ile;<span id="more-22"></span></p>
<p><em><strong>sudo dpkg &#8211;get-selections &gt; installed_packages</strong></em></p>
<p>Gelelim neyin ne yaptığına; <em><strong>dpkg &#8211;get-selections</strong></em> bize kurulu tüm paketleri veriyor, böylece sistemde kurulu olan paketleri kolayca tespit edebiliyoruz. <em><strong>installed_packages</strong></em> dosyası ise kurulu paketlerin listesini yazdığımız dosya, bu dosyayı muhtemelen bir usb disk veya başka bir yere kaydetmeniz gerekiyor, çünkü bunu sistemi sıfırladıktan sonra tekrar kullanacağız.</p>
<p>Sistem kurulumu bittikten sonra size başka yere kaydedin dediğim dosyayı kullanarak kurulacak paketleri kuracağız, ama öncesinde standart olarak kurulu gelmeyen <em><strong>dselect </strong></em>paketini kurmamız gerekiyor, bunun için;</p>
<p><em><strong>sudo apt-get install dselect</strong></em></p>
<p>ile paketi kuruyoruz. Şimdi <em><strong>dselect</strong></em>&#8216;e hangi paketlerle ilgilendiğimizi anlatmamız gerekiyor, bunun için de;</p>
<p><em><strong>sudo dpkg &#8211;set-selections &lt; installed_packages</strong></em></p>
<p>komutunu kullanıyoruz. Şimdi ise yapmamız gereken dselect&#8217;i çalıştırmak;</p>
<p><em><strong>sudo dselect</strong></em></p>
<p><em><strong>dselect</strong></em> çalıştıktan sonra ise çıkan menüden 3. şıkkı, yani <strong>[I]nstall</strong> seçeneğine gidip entera basıyoruz. Daha sonra <em><strong>apt-get</strong></em> otomatik olarak çalışarak sistemdeki paketleri otomatik olarak kuruyor, işte hepsi bu kadar.</p>
<p>Umarım ihtiyacı olan birisine faydası dokunur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/22/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Linux altında usenet kullanımı</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/19</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/19#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Sep 2007 14:31:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Linux]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/archives/19</guid>
		<description><![CDATA[Usenet&#8217;te ne ola ki? sorusunu soruyorsanız öncelikle usenet diye googlelamakta fayda görüyorum, sonuçta zaten Linux kullanıcısı iseniz en azından bir ya da bir kaç kere usenet gruplarında yayınlanmış makalelere Google Groups aracılığı ile denk gelip az çok ne olduğunu biliyorsunuzdur. Linux kullanıcısı değilim ama gene de Usenet nedir, 1merak ediyorum diyorsanız http://www.usenetturk.com adresini takip etmenizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Usenet&#8217;te ne ola ki?</em> sorusunu soruyorsanız öncelikle usenet diye <em>googlelamak</em>ta fayda görüyorum, sonuçta zaten Linux kullanıcısı iseniz en azından bir ya da bir kaç kere usenet gruplarında yayınlanmış makalelere Google Groups aracılığı ile denk gelip az çok ne olduğunu biliyorsunuzdur. Linux kullanıcısı değilim ama gene de Usenet nedir, 1merak ediyorum diyorsanız <a href="http://www.usenetturk.com" target="_blank">http://www.usenetturk.com</a> adresini takip etmenizi tavsiye ediyorum.<span id="more-19"></span>Genelde Ubuntu veya Debian kullanan birisi olarak size Linux altında nasıl Usenet sistemini kullanabileceğinizi kopyala &amp; yapıştır mantığı ile anlatacağım, bunun için sisteminiz uzakta ise ssh ile erişebilir, veya direkt Linux sisteminiz üzerindeyseniz terminal ile çalışabilirsiniz.</p>
<p>Öncelikle paketleri kurmamız gerekiyor, sisteminize gerekli olan paketlerin tamamını daha kolay kurabilmek için önce apt&#8217;a ait sources.list dosyasını düzenlememiz gerekiyor. Sisteminize giriş yaptıktan sonra (ssh/terminal)  aşağıdaki komutu verin (<strong>dikkat!</strong> bu işlemi yapabilmek için ya <em><strong>su</strong></em> ya da <em><strong>root</strong></em> haklarına sahip olmanız gerekiyor, yazdıklarımın ne anlama geldiğini anlamıyor veya deneyiminiz yoksa <strong>durun ve yapabilecek birisinden yardım isteyin</strong>);</p>
<p><strong>sudo -s</strong> <em>(size burada muhtemelen şifre sorulacak)</em><br />
<strong>nano /etc/apt/sources.list</strong></p>
<p>nano ekranı önünüze geldikten sonra ilk satırlarda göreceğiniz</p>
<p><strong>deb http://tr.archive.ubuntu.com/ubuntu/ feisty main restricted</strong></p>
<p>satırını</p>
<p><strong>deb http://tr.archive.ubuntu.com/ubuntu/ feisty main restricted non-free</strong></p>
<p>ile değiştirin. Bunu yapmamız gerekiyor çünkü kurmak istediğimiz <strong>unrar</strong> paketinin free paketi maalesef yeni versiyon rar programları ile uyumlu çalışmıyor (aslında insanların neden <a href="http://www.rarlabs.com" target="_blank"><strong>rar</strong>&#8216;</a>dan <a href="http://www.7-zip.org" target="_blank">7z</a>&#8216;ye geçmediklerini anlamıyorum, hem bedava hem daha verimli). Şimdi ihtiyacımız olan programları kurmak için aşağıdaki komutları verin;</p>
<p><strong>apt-get update<br />
apt-get install hellanzb unrar</strong></p>
<p>Bu adımla beraber hellanzb diğer gerekli paketleri de kurup çalışmaya hazır olacaktır, ama önce gerekli ayarları yapmamız gerekiyor;</p>
<p><strong>nano /etc/hellanzb.conf</strong></p>
<p>Bu dosyada gerekli açıklamalar itina ile yapımış fakat çok basit bir şekilde anlatmak gerekirse ilgili satırlara aşağıdaki ayarları yapmanız yeterli olacaktır;</p>
<p><strong>defineServer(id = &#8216;astraweb&#8217;,<br />
hosts = [ 'news.astraweb.com:119' ],<br />
username = &#8216;username&#8230;&#8217;, # kullanıcı adınız<br />
password = &#8216;şifre&#8230;&#8217;, # şifreniz<br />
connections = 4, # kurulacak bağlantı sayısı<br />
antiIdle = 4.5 * 60,  # 4 minutes, 30 seconds, 0 to disable<br />
)<br />
</strong></p>
<p>yukarıdaki ayarlar sunucu ayarlarınızı gösteriyor, gerekli yerleri gerekli şekilde doldurmanız yeterli. takıldığınız bir yer olursa zaten conf dosyası bir çok şeyi detaylı olarak anlatıyor.</p>
<p>paketleri açma işini hellanzb&#8217;ye bırakıp bırakmama kısmına gelirsek, benim tavsiyem bu işi hellanzb&#8217;ye bırakmamanız yönünde olacaktır. bazen hangi dosyaları açması gerektiğini kestiremiyor ve eğer açtığı pakette başka bir rar dosyası varsa aynı isimdeki diğer dosyaların üzerine yazıp indirdiğiniz şeyleri kullanılmaz hale getirebiliyor.</p>
<p>hellanzb&#8217;nin çalışma sistemi gerçekten çok basit, çalıştırmak için;</p>
<p><strong>hellanzb -D</strong></p>
<p>yazmanız yeterli, bunu yaparken dikkat edilmesi gereken şey ise hellanzb&#8217;nin hangi kullanıcı ile çalıştırıldıysa ilgili klasörleri çalıştıran kullanıcının ev klasörüne kurması. bu klasörleri ayarlar dosyasından kolayca değiştirebilirsiniz.</p>
<p>bu noktadan sonra sizin ayarlarla hellanzb&#8217;nin de sizinle pek işi kalmıyor, artık yapmanız gereken şey <a href="http://www.newzbin.com" target="_blank">newzbin</a>&#8216;den edindiğiniz dosyaları ev klasörünüz altında bulunan gizli <strong>.hellanzb</strong> klasörü içindeki <strong>nzb/daemon.queue</strong> klasörüne bırakıp, indirme kısmı bittikten sonra yine aynı klasördeki <strong>done</strong> klasöründen toplamak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/19/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TTNet&#8217;in verdiği AirTies modemi hacklemek</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/18</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/18#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Aug 2007 12:24:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Her Türlü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Sizde TTNet&#8217;in kampanyasından modem alanlardan mısınız? Farkındaysanız kendi makinanızda DNS ayarlarını değiştirmediğiniz sürece bazı sitelere &#8216;bu site mahkeme kararıyla erişime kapatılmıştır&#8217; yazısından sebep ulaşamıyorsunuz. AirTies modemin yönetici konsolunda kendi istediğiniz DNS numaralarını girmek mümkün ama ilk 2 satırı TTNet&#8217;in DNS numaralarına ayırıp, 3. satırı sizin DNS numaranıza ayırmışlar. Peki bunu aşmanın bir yöntemi yok mu? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sizde TTNet&#8217;in kampanyasından modem alanlardan mısınız? Farkındaysanız kendi makinanızda DNS ayarlarını değiştirmediğiniz sürece bazı sitelere &#8216;bu site mahkeme kararıyla erişime kapatılmıştır&#8217; yazısından sebep ulaşamıyorsunuz. AirTies modemin yönetici konsolunda kendi istediğiniz DNS numaralarını girmek mümkün ama ilk 2 satırı TTNet&#8217;in DNS numaralarına ayırıp, 3. satırı sizin DNS numaranıza ayırmışlar. Peki bunu aşmanın bir yöntemi yok mu? Elbette var.</p>
<p><span id="more-18"></span></p>
<p>Öncelikle belirtmem gereken bir şey var, bu anlatım hemen hemen sadece kopyala &amp; yapıştır mantığındadır. Sadece şifre sorulan pencerelere sizin elle bilgi girmeniz gerekir.</p>
<p>Normalde AirTies modemimize web arayüzünden  bağlanıyoruz, bugün değişiklik yapıp telnet arayüzünden bağlanacağız. Burada bağlanacağımız adres standart olmadığı için hangi adrese bağlanmamız gerektiğini bilmek gerekiyor ve bu adresi bulmak çok basit, ya ağ bağlantılarım kısmındaki bağlantılara sağ tıklayıp durum kısmından öğrenin, ya da saatin yanındaki bağlantıya çift tıklayıp, Destek sekmesine bakın. Sizin aradığınız numara Default Gateway veya Varsayılan Ağ Geçidi numarası olacak.</p>
<p>Windows kullanıcıları şu adımları takip etmeliler;</p>
<p><strong>Başlat &gt; Çalıştır &gt; telnet 192.168.2.1 &gt; Enter/Return/OK/Tamam</strong></p>
<p>Karşınıza -muhtemelen- siyah bir ekran içerisinde Username soran bir pencere gelecek, kullanıcı adınız <strong>root</strong>. Şifre işi biraz değişik, eğer web arayüzünde herhangi bir şifre tanımlıysa tanımladığınız şifreyi girin, eğer tanımlamadıysanız sadece Enter/Return&#8217;e basın ama kabul etmiyorsa web arayüzünden bir şifre tanımlamanız gerekebilir.</p>
<p>Eğer login olmayı başardıysak sadece aşağıdaki kodu kopyalayıp yapıştırmamız yeterli olacak;</p>
<p><strong>cd /etc/<br />
echo nameserver 208.67.222.222 &gt; dproxy.conf<br />
echo nameserver 208.67.220.220 &gt;&gt; dproxy.conf<br />
exit</strong></p>
<p>Eğer dikkat ettiyseniz ikinci satırda &gt; yerine &gt;&gt; var. Yanlış yazmadım merak etmeyin. Şimdi web arayüzüne geçin ve DNS ayarlarında gri alanda bu girdiğimiz numaraların durduğundan emin olun, daha sonra kaydete tıklayın. Eğer kaydete tıklamazsanız muhtemelen ayarlar bir sonraki başlangıçta silinecektir.</p>
<p><em>Dikkat! Bu yazı sadece bilgilendirme amacı ile yazılmıştır, modeminizin başına gelebileceklerden ve/veya ayarlarının saçmalamasından kesinlikle sorumlu olmadığımı bilmenizi isterim. Bu ayarları denemiş olduğum modeller;</em></p>
<ul>
<li><em>RT 205 TT</em></li>
<li><em>RT 102</em></li>
</ul>
<p>İşte hepsi bu, neşeli sörfler ;)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/18/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>THY vs Pegasus</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/17</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/17#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Aug 2007 14:54:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Her Türlü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Bir çoğumuz en azından bir ya da bir kaç kere uçağa biniyoruz. İster kısa mesafe olsun ister uzun mesafe, ama Sezar&#8217;ın hakkını Sezar&#8217;a vermek diye bir deyim var, şimdi hakkını verme zamanı.
İlk özel havayolu hizmet vermeye başladığında ne hissetmiştik? THY artık bitti, bundan sonra hizmet neymiş göreceğiz. Son İstanbul ziyaretimde giderken THY, dönerken Pegasus ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir çoğumuz en azından bir ya da bir kaç kere uçağa biniyoruz. İster kısa mesafe olsun ister uzun mesafe, ama Sezar&#8217;ın hakkını Sezar&#8217;a vermek diye bir deyim var, şimdi hakkını verme zamanı.<span id="more-17"></span></p>
<p>İlk özel havayolu hizmet vermeye başladığında ne hissetmiştik? THY artık bitti, bundan sonra hizmet neymiş göreceğiz. Son İstanbul ziyaretimde giderken THY, dönerken Pegasus ile döndüm. Açıkçası özel havayolu güzel bir şey, ama biraz gerçekçi olalım&#8230;</p>
<p>Özel havayolları çıktığından beri çok zorunlu kalmadığım sürece THY&#8217;den bilet almıyordum, aslında pahalı kaldığını düşünüyordum. Giderken erken aldığım için bileti gayet uygun bir fiyata uçtuk, yaklaşık kişi başı 90 milyon. Uçağa bindik, klasik THY konukseverliği, güleryüzlü bir ekip -hem de grev kararı almak üzere olmalarına rağmen-, her koltukta oturan yolcunun kemerini tek tek kontrol eden, yanımızdaki bebeğin kemerini takmak için yardımcı olmaya çalışan hostesler. Buraya kadar her şey güzel, uçak havalandıktan sonra olanlar ise aynı THY güler yüzlülüğü ile devam etti, tane tane konuşan bir kaptan pilot, servis yaparken -afedersiniz- öküz gibi davranan yolculara dahi hiç moralini bozmadan servis yapan hostesler ve çok rahat bir seyahat. İnerken de her yolcuya tek tek sıkılmadan hoşçakalın diyen ekip.</p>
<p>Buraya kadar her şey güllük gülistanlık idi ta ki dönüş uçağını -maalesef- saati uygun olduğu için Pegasus&#8217;tan alana kadar&#8230; Daha önce Pegasus&#8217;la uçmamıştım, o yüzden bilette yazan detayların farkında değildim henüz, detayları da bindikten sonra kardeşim anlattı, hatta bizzat yaşadıktan sonra neden Pegasus&#8217;la uçmamamız gerektiğini çok daha net anladım. Her şey uçağa binerken başladı zaten, bir baktık ki İzAir -bu arada ne oldu yahu İzAir&#8217;e? öyle bağrındılar bizle uçun falan diye ama ne uçak var ne bir şey? sitesine giriyorsun pegasus&#8217;un sitesine yönlendiriyor seni bilet almak istediğinde- ortak uçuşuymuş, aman dedim ne güzel, İzmir&#8217;e gidiyorum İzmir&#8217;lilerle uçuyorum, ve doğal olarak bir &#8216;İzmir&#8217;li samimiyeti&#8217; bekliyorum. Alışkanlık olmuş, hoşgeldiniz diyen hostese merhaba diye cevap veririm. Hostes kapıda duruyor ama bildiğin odun, oraya odundan bir hostes figürü koysan daha makbule geçerdi, en azından &#8216;hoşgeldiniz&#8217; demesini beklemezdim. Surat yapan kadınlardan hoşlanmıyorum, hele görevli ve görevi gülümsemek olan kadınların surat yapmasından nefret ediyorum. Dün akşam her kim moralini bozduysa git ona surat yap, ben senin suratını çekmek zorunda değilim. Neyse yerimizi bulduk oturduk, bağladık kemerleri falan, hosteslerde yukardaki eşya bölümlerinin kapaklarını kapatıyor ama dünya umurlarında değil, öyle trank trunk kapatıp geçiyorlar. Uçak tanıtımına geçtiler, şurda kapı var, naha kemeri böyle bağla şurdan çekiştir falan, ama o kadar ruhsuz bir sesle anlatıyor ki teyze dedim herhalde bunların alayı dün akşam ciddi kötü gece geçirmiş. Uçak kalktı zahmet oldu kaptan pilot anlatmaya başladı ama biz sadece girişini duyduk &#8216;baylar, bayanlar ve çocuklar&#8217; diye, ondan sonra ne dediyse o kadar yuvarlıyor ki anlamak söz konusu değil. Neyse servis başladı acaba ne verecekler diye bekliyorum ben, saat olmuş 19.00 ben henüz bir şey yememişim Yasemin elime bir broşür tutuşturuyor &#8216;bir şey istiyorsan buradan seç&#8217; diye, nasıl yani diyorum ben doğal olarak, hostesler suratsız ama hizmet o kadar iyi ki diyorum tek bir çeşitle sınırlı kalmıyorlar istediğin menüyü seçiyorsun, sonradan farkediyorum ki yanlarında fiyat var, tabi anlam veremiyorum olaya Yasemin&#8217;e soruyorum &#8216;nasıl yani?&#8217; diye, kısaca &#8216;ikram alacaksan parasını ödüyorsun&#8217; diyor. Yok artık diyorum, hostese soruyorum &#8216;evet beyefendi&#8217; diye cevap veriyor. Bravo diyorum kendi kendime, hem bilete THY ile aynı parayı ödedin, bir de üstüne ne yiyorsan parasını ödeyeceksin. Sarsıntılı, inişe yakın havada 10 dakika kadar dönüş turu attıktan sonra zorla iniyoruz, indikten sonra da hosteslerin suratını çekip -sanki bizden kurtulduklarına sevinmiş bir halleri de yok değil- havalimanına giriyoruz.</p>
<p>İşin ilginç tarafı Pegasus&#8217;un bilet gişesine indikten sonra &#8216;yaptığınız çok saçma neden ikramlar ücretli&#8217; diye sorduğumda &#8216;beyefendi bilette yazıyor, görmediniz mi?&#8217; diye bir soru yönelttiler. Pardon ama ben parasını ödedikten sonra bileti görüyorum nereden bileyim ben ikram gibi basit bir şeyden bile para isteyeceğinizi? Ha bu arada online check-in yapıyorsanız dikkat edin, eğer yerinizi önceden seçmek isterseniz yolcu başına 5 YTL para ödüyorsunuz.</p>
<p>Bu yazıyı emin olun THY&#8217;yi göklere çıkartıp Pegasus&#8217;u yerin dibine sokmak için yazmadım, ama dedim ya Sezar&#8217;ın hakkı Sezar&#8217;a diye, THY hala Türkiye&#8217;nin en kaliteli havayolu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/17/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
