<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Serbest Çağrışım &#187; satın alma rehberi</title>
	<atom:link href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/tag/satin-alma-rehberi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.serbestcagrisim.com</link>
	<description>Soldan sağa doğru...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Jul 2010 10:23:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Klima nasıl çalışır?</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/318</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/318#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2009 08:29:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Her Türlü]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Başlayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[freon]]></category>
		<category><![CDATA[genleştirme valfi]]></category>
		<category><![CDATA[heat pump]]></category>
		<category><![CDATA[inverter]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[klima nasıl çalışır]]></category>
		<category><![CDATA[satın alma rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[soğutucu akışkan]]></category>
		<category><![CDATA[txv]]></category>
		<category><![CDATA[yeni başlayanlar için klima]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/?p=318</guid>
		<description><![CDATA[Klima denilen alet, basit soğutma çevriminin biraz daha teknolojik olarak iyileştirilip, kapalı alanların soğutulması için kullanılabilir hale getirilmişidir. Çalışma mantığını kavramak hiç zor değildir, aksine adından da anlaşılabileceği üzere basit soğutma çevrimi anlaşıldığı anda kendisi de anlaşılır hale gelir. Basit soğutma çevrimi denilen şey Freon gazının bir kompresör tarafından sıkıştırılıp, daha sonra iğne deliği kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Klima denilen alet, basit soğutma çevriminin biraz daha teknolojik olarak iyileştirilip, kapalı alanların soğutulması için kullanılabilir hale getirilmişidir. Çalışma mantığını kavramak hiç zor değildir, aksine adından da anlaşılabileceği üzere <em>basit soğutma çevrimi</em> anlaşıldığı anda kendisi de anlaşılır hale gelir.</p>
<p><span id="more-318"></span></p>
<p><a href="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2009/07/300px-Heatpump.svg.png"><img class="alignleft size-full wp-image-320" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="300px-Heatpump.svg" src="http://www.serbestcagrisim.com/wp-content/uploads/2009/07/300px-Heatpump.svg.png" alt="300px-Heatpump.svg" width="300" height="175" /></a>Basit soğutma çevrimi denilen şey <em>Freon</em> gazının bir kompresör tarafından sıkıştırılıp, daha sonra iğne deliği kadar bir delikten püskürtülmesinden ibarettir. Sol tarafta görülen resimdeki 4 kompresörü, 2 ise iğne deliğini temsil eder.</p>
<p>Klima tamamen kapalı bir sistemdir, ve gazı sıkıştırıp püskürtmek üzerine kuruludur. Burada gördüğünüz kırmızı kısım kondanser, yani klimanın dış ünitesini, mavi kısım ise evaporatör, yani klimanın iç ünitesini temsil eder.</p>
<p>Gaz akışı 1&#8242;den 4&#8242;e doğru başlar, ve 2 noktasına gelene kadar sıkıştırılmış gaz kondanser tarafından likit hale getirilir. Bu noktada gaz en yüksek basınca ulaşmış olur. 2 noktasında bulunan TXV (Termostatik Genleştirme Valfi) vasıtası ile püskürtülür ve aniden gaza dönüşür. Bu gaza dönüş sırasında müthiş bir soğutma enerjisi ortaya çıkar. Aslında bu evaporatif soğutma ile aynı şeydir. Siz nasıl kolonyayı elinize döktüğünüzde buharlaşmadan dolayı bir serinleme geliyorsa, bu da hemen hemen aynı şeydir. Tek farkı kolonya yerine Freon gazı kullanıldığı için buradaki buharlaşma anında sıcaklık -50°C&#8217;lere kadar inebilir. Genelde TXV bu kadar düşmesine izin vermez ve hem oda içerisinden çok fazla nem çekilmesini engellemek, hem de aşırı soğuk üflememek için bu sıcaklığı 5°C civarında tutar.</p>
<p>Basit soğutma çevriminin çalışabilmesi için en önemli etken iç ve dış hava sıcaklıklarıdır, çünkü eğer üzerindeki ısıtma ya da soğutma yükünü atamazsa doğal olarak klima verimli çalışmaz. Bu şu demektir; hava ne kadar sıcak olursa klimanın verimi de o kadar düşecektir.</p>
<h1>Heat pump nasıl çalışır?</h1>
<p>Heat pump, normal klimadan farklı bir sistem değildir. Tek farkı TXV&#8217;ye ilave olarak bir adet dört yollu vana bulunmasıdır. Bu vana elektrikle veya elle kumanda edilir ve tek yaptığı gazın akış yönünü değiştirmektir. Böylece sıcak gaz ile soğuk gazın yerleri değişir ve sıcak hava içeriye, soğuk hava dışarıya gider ve iç ortamı ısıtmaya başlar.</p>
<h1>Inverter nasıl çalışır?</h1>
<p>Normalde elektrik enerjisi 50 Hertz ile çalışır -en azından Türkiye&#8217;de- ve motorların çalışması da tamamen bu dalgalanmaya dayalıdır. Inverter ise üzerine aldığı elektrik enerjisini kompresöre doğrudan iletmek yerine, kendi frekansını kendisi üreterek iletir. Bu şu demektir; kompresörü isterse 20 Hertz, isterse 70 Hertz&#8217;de sürebilir. Böylece ortaya bir kapasite kontrolü çıkar. Kompresör, standart klimalarda olduğu gibi sürekli dur kalk yapmadığı için hem ömrü uzar, hem de dur kalkta aşırı bir akım çekmediği için -demeraj akımı- elektrik tüketimi de çok düşüktür.</p>
<div id="crp_related"><h3>İlgili Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/26" rel="bookmark" class="crp_title">Yeni başlayanlar için &#8216;Klima&#8217;</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/322" rel="bookmark" class="crp_title">Klimayı nasıl çalıştırmak lazım?</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/208" rel="bookmark" class="crp_title">Jelibonu suda bekletirsen ne olur?</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/418" rel="bookmark" class="crp_title">Rus ordusunun asker sınıflandırma testi.</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/356" rel="bookmark" class="crp_title">30 litrelik dış filtre projesi</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/318/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni başlayanlar için &#8216;Klima&#8217;</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/26</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/26#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 06:39:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Her Türlü]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Başlayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[borulama mesafesi]]></category>
		<category><![CDATA[carrier klima]]></category>
		<category><![CDATA[hangi klima]]></category>
		<category><![CDATA[invertor]]></category>
		<category><![CDATA[invertor klima]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[klima borusu]]></category>
		<category><![CDATA[klima montajı]]></category>
		<category><![CDATA[klima rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[mitsubishi klima]]></category>
		<category><![CDATA[montaj]]></category>
		<category><![CDATA[satın alma rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[toshiba klima]]></category>
		<category><![CDATA[yeni başlayanlar için klima]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/archives/26</guid>
		<description><![CDATA[Klima dediğimiz alet bir adet ısı değiştirgecinden başka bir şey değildir, amaç soğutucu akışkanı (freon) kompresör vasıtası ile önce sıkıştırıp, kondanserden geçirip sıvı hale getirmek, daha sonra bu sıvı hale gelmiş gazı, genleştirme valfi tabir edilen bir iğne deliğinden geçirip, aniden soğumasını sağlayarak soğutma enerjisini evaporatör vasıtası ile iç ortama dağıtmaktır. Çalışma sisteminin basitliği yanında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Klima dediğimiz alet bir adet ısı değiştirgecinden başka bir şey değildir, amaç soğutucu akışkanı (freon) <span class="gb">kompresör</span> vasıtası ile önce sıkıştırıp, kondanserden geçirip sıvı hale getirmek, daha sonra bu sıvı hale gelmiş gazı, genleştirme valfi tabir edilen bir iğne deliğinden geçirip, aniden soğumasını sağlayarak soğutma enerjisini <span class="gb">evaporatör</span> vasıtası ile iç ortama dağıtmaktır.</p>
<p>Çalışma sisteminin basitliği yanında satın alma süreci sancılı ve karmaşıktır. Birden fazla marka olduğu gibi, birden fazla çalışma prensibi de bulunmaktadır;</p>
<p><span id="more-26"></span></p>
<h2>Kaç çeşidi var bu meretin?</h2>
<ul>
<li>En yaygın olanı klasik <em><span class="gb">piston</span>lu <span class="gb">kompresör</span>lülerdir</em>, normal araba motoru gibi bir <span class="gb">piston</span> mantığı bulunmakta olup, bir adet elektrik motoru ile sürülür, en yaygın model olduğu için dikkat edilmesi gereken nokta <span class="gb">kompresör</span>e verilen garanti süresi değil, <span class="gb">kompresör</span>ün gerçekten kaliteli olup olmadığıdır. Alışveriş merkezlerinde satılan ucuz makinalarda kullanılan <span class="gb">kompresör</span>lerin kalitesi maalesef çok başarılı değildir, ilk satın alındığında %90 gibi bir performans gösteren <span class="gb">kompresör</span>, <em>ilk yılın sonunda verimini %65 civarına düşürür</em>. İşte bu noktada <span class="gb">kompresör</span> garantisini devreye sokarak <span class="gb">kompresör</span> değişimi talep edilebilir, fakat voltaj dalgalanmaları, <span class="gb">kompresör</span>ün hala çalışıyor olması gibi gerçekler garantinin işlemesini maalesef engelleyecektir.</li>
<li>Bir diğer model <em><span class="gb">rotary</span></em> diye anılan, merkezleri birbirinden kaçık iki silindirin iç içe çalışması ile sıkıştırma ve basma işini yapan <span class="gb">kompresör</span>lerdir. Fiyatları <span class="gb">piston</span>lu <span class="gb">kompresör</span>lere çok daha yüksek olmasına rağmen, çalışan parçaların az olması -sadece iki parça, <span class="gb">piston</span>lu da kırk civarında- hem sessiz olmasını hem daha verimli çalışmasını sağlar. <span class="gb">Invertor</span> diye anılan <span class="gb">klima</span> teknolojisi <span class="gb">rotary</span> <span class="gb">kompresör</span>ler ile çalışmaktadır, çalışma mantığı elektrik <span class="gb">frekans</span>ını değiştirerek motorun daha yavaş veya daha hızlı dönmesini sağlamaktan geçer, <span class="gb">piston</span>lu <span class="gb">kompresör</span>lerde bu imkan yok iken, <span class="gb">rotary</span> <span class="gb">kompresör</span>lerde dönüş hızı azaltılarak <span class="gb">kompresör</span>ün gücü düşürülür, böylece ihtiyaç kadar enerji üretilmesi sağlanır.</li>
<li>Daha yüksek kapasiteli <span class="gb">klima</span>larda <span class="gb">rotary</span>&#8216;nin daha büyük modelleri olan <em><span class="gb">scroll</span></em> <span class="gb">kompresör</span>lere rastlanır. Hemen hemen aynı mantıkla çalışmakta olup, silindir yerine iç içe geçmiş iki yay vardır. <span class="gb">Rotary</span>&#8216;den farklı olarak kapasite kontrolü <span class="gb">frekans</span> ile değil, sadece kapasite ayarlaması ile iki kademede, daha gelişmiş modellerinde üç kademede sağlanır.</li>
</ul>
<h2>Heat-pump nedir, yenir mi?</h2>
<p><span class="gb">Heat-pump</span> olarak geçen sistemlerin özelliği, arada bir <em>dört yollu vana</em> denilen parçayı kullanarak <span class="gb">kondanser</span> ile <span class="gb">evaporatör</span>ün yerini değiştirmeleridir. İç ünite <span class="gb">kondanser</span> haline gelerek ısıtma, dış ünite <span class="gb">evaporatör</span> haline gelerek soğutma yapar.</p>
<h2>Klimam ısıtmıyor / soğutmuyor, neden?</h2>
<p><span class="gb">Klima</span> hakkında genel yanılgılardan birisi her sıcaklıkta çalışacağına dair inançtır. Bazı bölgelerde <span class="gb">klima</span> almak mantıklı iken, bazı bölgelerde anlamsızdır. <em>Isı değiştirgeçlerinin çalışma prensibi, yüzeyleri ile ortam sıcaklığı arasındaki farkı kullanarak üzerlerindeki ısı yükünü arttırmak veya azaltmaktır</em>. Yani Türkçe meali şudur; kondanser sıcaklığınızın dış ortam sıcaklığından her zaman yüksek, evaporatör sıcaklığınızın ise iç ortam sıcaklığından her zaman düşük olması şarttır. Eğer bu şartlar sağlanamıyorsa klimanın çalışması <em>beklenemez</em>.</p>
<p>Hemen bir örnekle açıklayalım; normalde bir <span class="gb">klima</span>nın kondanser sıcaklığı +45°c civarındadır, dediğimiz gibi arada bir ısı farkının (<em>delta t</em>) olması şarttır, eğer hava sıcaklığı güneşin altında 45 dereceyi bulur veya geçerse <span class="gb">klima</span> çalışmaz, ve çalışması beklenemez. Bu sebepten dolayı Gaziantep veya Adana civarında oturan bir kişinin <span class="gb">klima</span>yla serinlemeye çalışması biraz anlamsızdır, çünkü çalışmaz, aksine ay sonunda elektrik faturasını görünce insana daha da ter basar.</p>
<p><span class="gb">Heat-pump</span> cihazlarda ise açıkladığım üzere <span class="gb">kondanser</span> ve <span class="gb">evaporatör</span>ün <em>yeri değişmektedir</em>. Fakat aynı termodinamik kural burada da geçerlidir. Normalde bir <span class="gb">klima</span>nın evaporasyon sıcaklığı yaklaşık +5°c civarındadır, bazı modellerde daha düşük sıcaklıklara inebilir fakat çiğlenme yapacağı yani üzerinde çok fazla su tutacağı için havayı kurutması veya üzerinde buz oluşturması gibi bir durum söz konusudur, o yüzden +5°C tercih edilir. Buna göre hava sıcaklığı 0°c&#8217;nin altına indiğinde doğal olarak ısı farkı <span class="gb">evaporatör</span>ü daha da soğutma yönünde olacağından, fakat bizim istediğimiz <span class="gb">evaporatör</span>ün ısınarak üzerinden soğutma yükünü atması olduğundan sebep yine <span class="gb">klima</span>nın çalışması beklenemez.</p>
<p>Yukarıda belirttiğimiz her iki örnek, <em><span class="gb">invertor</span> teknolojisi</em> ile donatılmış cihazlar için aşırı olmadığı sürece biraz daha esnektir, <span class="gb">invertor klimalar</span> üzerlerindeki ısı yükünü daha rahat dengeleme imkanları ile +55 veya -5 gibi sıcaklıklarda da çalışmalarını kısmen sürdürebilirler, ama kesin iş görecekler diye bir kaide yoktur.</p>
<h2>E reklamda -15°C&#8217;de çalışır diyorlar?</h2>
<p>Aferin onlara. Ben <em>çalışmaz</em> demedim ki? Çalışmak ile iş görmek arasında ciddi bir fark var. Invertörün en önemli özelliği dediğim gibi kendi yükünü kendisinin ayarlaması, yani kondansasyon sıcaklığını daha da arttırabilir veya daha verimli çalışmak için düşürebilir. Bu cümledeki <em>anahtar kelimeyi</em> gördünüz mü; <em>daha verimli</em>. Herhangi bir kompresörün kapasitesi 40°C kondansasyon sıcaklığı ile 50°C kondansasyon sıcaklığında aynı değildir, kondansasyon sıcaklığı arttıkça kapasite düşer.</p>
<p>Çok fazla teknik detaya girmek istemiyorum, ama soğutma sistemlerinden bahsederken COP diye bir katsayıdan bahsedilir; Coefficient of Performance, yani Performans Katsayısı. Bu katsayı 1 kW enerji karşılığında, klima sisteminin size kaç kW ısıtma / soğutma enerjisi verdiğini gösterir. Önemli olan bunu en yüksek noktada tutmaktır ki klima hakkında <em>verimli</em> kelimesi kullanılabilsin.</p>
<p>Eğer bir kompresörü tasarlandığı kapasitesinin üzerinde kullanırsanız bilin ki COP giderek düşer, ve klima kullanmak mantıklı olmaktan çıkar, bildiğin elektrikli ısıtıcı kullanmakla aynı şey haline gelir. Ya daha yüksek kapasiteli bir kompresöre geçmeniz, ya da daha büyük bir klima almanız gerekir. O yüzden <em>reklamda</em> öyle diyorlar diye ilk gördüğünüz klimaya atlamayın, detaylarını gerçekten iyi inceleyin.</p>
<h2>Nereden satın almalıyım?</h2>
<p>Nereden satın almalısınız sorusunun cevabı karmaşıktır, satın alınacak yer <em>doğal olarak</em> ekonomik güç ile alakalıdır fakat bazı <em>temel şeyler</em> pek değişmez;</p>
<ul>
<li>Satın aldığınız bayinin veya satıcının kesinlikle kendisine ait bir servisi olmalıdır, aksi takdirde neden atalarımızın <em>başkasının cinsel organıyla gerdeğe girmek</em> üzerine şahane bir laf ettiklerini yakından anlarsınız.</li>
<li>Satın alınacak yer alışveriş merkezi değil, cadde üstündeki Mustafa Abi, Kemal Amca olmalıdır, aksi takdirde firma sahibiyle değil, müşteri temsilcisiyle muhattap olursunuz.</li>
<li>Kesinlikle bir kaç yıldan uzun zamandır <span class="gb">klima</span> işiyle uğraşan, birden fazla montaj yapmış bir firma olmalıdır (bak firma diyorum, Mustafa Abi dediğime bakma)</li>
</ul>
<h2>Montaj yapmaya gelecekler, nelere dikkat etmeliyim?</h2>
<ul>
<li>Öncelikle bazı servisler mesafenin önemli olmadığını söylerler, <em>borulama mesafesi çok önemlidir</em>. Dış ile iç ünite arasındaki mesafe ne kadar kısa ise makinanız o kadar sağlıklı çalışacaktır.</li>
<li>İç ile dış üniteniz arasındaki boruların mutlaka izoleli olmalarına dikkat etmelisiniz, ne kadar az ısı kaçağınız olursa, o kadar verimli çalışacaktır.</li>
<li>Boruların olabildiğince kıvrımsız monte edilmesi de önemlidir, pratik bir hesaplama için her eklenen dirsek, boru mesafesine neredeyse 1 metre boru eklenmiş etkisi yapacaktır.</li>
<li>Boruların üzerindeki izoleyi güneşten korumak için mutlaka kablo kanalı içerisine alınması önemlidir, bir çok servis bunu yapmayarak bir kaç zaman içerisinde boru izolelerinin tanınmaz hale gelmesine sebep olmaktadır. Kablo kanalı <em>pahalı bir şey değildir</em>, servisten mutlaka isteyin.</li>
<li><span class="gb">Klima</span>nızı eğer sadece soğutma yapması için kullanacaksanız dış ünitenizi <em>güneş almayan bir yere</em>, sadece ısıtma yapacaksanız dış ünitenizi <em>her daim güneş alan kuytu bir yere</em> monte ettirmenizde fayda vardır.</li>
</ul>
<h2>Klima için kaç para ödemek mantıklı?</h2>
<p>Elbette herkes ayağını yorganına göre uzatmak ister, ama klima alırken çok önemli bir nokta var; <span class="gb">aman cebimden çok para çıkmasın diye ucuza </span>getirmeye çalıştığınız <span class="gb">klima</span> muhtemelen ilk sene sonunda performansını hayli düşüreceği için ödemekten imtina ettiğiniz miktar sizden <em>elektrik faturası ve ısınamamak / serinleyememek olarak çıkacaktır</em>. O yüzden <em>iyi bir klima</em> için ödediğiniz para her zaman mantıklı bir paradır, ve emin olun iki senede bir klima değiştirmek istemiyorsanız gerçekten çok önemlidir. Kendi ofisimizde kullandığımız klimayı yaklaşık 12 yıldır falan kullandığımızı göz önüne alırsanız (bizimkisi Carrier, marka veriyorum çünkü artık satılmayan bir marka, hayır Alarko Carrier ile aynı şey değil) neden mantıklı olduğu daha rahat anlaşılacaktır.</p>
<h2>Hangi markayı alayım?</h2>
<p>Bakın; bu benim cevaplayabileceğim bir soru değil. Ben sadece <em>seçim yaparken</em> nelere dikkat etmeniz gerektiğinden bahsedebilirim, daha fazlasını maalesef yapamam. Ancak şunu söyleyebilirim; eğer imkanınız varsa <em><strong>mutlaka</strong></em> bir <em>invertörlü klima</em> alın. Eğer kullanan birisine fikrini sorarsanız size rahatça standart klimalar ile arasında dağlar olduğunu söyleyecektir.</p>
<div id="crp_related"><h3>İlgili Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/5" rel="bookmark" class="crp_title">Devalüasyon nedir, yenir mi?</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/273" rel="bookmark" class="crp_title">Cyrus öldü, yaşasın Dovecot!</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/318" rel="bookmark" class="crp_title">Klima nasıl çalışır?</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/322" rel="bookmark" class="crp_title">Klimayı nasıl çalıştırmak lazım?</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/196" rel="bookmark" class="crp_title">Sanallaştırmak, ya da sanallaştırmamak.</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/26/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni başlayanlar için &#8216;LCD TV&#8217;</title>
		<link>http://www.serbestcagrisim.com/archives/118</link>
		<comments>http://www.serbestcagrisim.com/archives/118#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 May 2009 10:26:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Omer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Başlayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[120 hz tv]]></category>
		<category><![CDATA[200 hz tv]]></category>
		<category><![CDATA[candela]]></category>
		<category><![CDATA[cd/m2]]></category>
		<category><![CDATA[cd/m²]]></category>
		<category><![CDATA[çözünürlük]]></category>
		<category><![CDATA[full hd]]></category>
		<category><![CDATA[hd ready]]></category>
		<category><![CDATA[lcd tv]]></category>
		<category><![CDATA[lg]]></category>
		<category><![CDATA[megapixel]]></category>
		<category><![CDATA[mum]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri temsilcisi]]></category>
		<category><![CDATA[philips]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[satın alma rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[toshiba]]></category>
		<category><![CDATA[ucuz lcd tv]]></category>
		<category><![CDATA[vestel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serbestcagrisim.com/?p=118</guid>
		<description><![CDATA[Yerinde bir karar vererek TV&#8217;nizi yeni model bir LCD TV ile değiştirmeye veya ilk defa televizyon alacaksınız ve almışken bari LCD alalım diye karar verdiniz, iyi de yaptınız, ama kafanız ne almanız konusunda karmakarışık. Çok fazla teknik bilgiye girmeden, rahatça karar verebilirsiniz. LCD teknolojisi nedir, gerçekten bu kadar başarılı mı? İlk LCD ekranlı hesap makinesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yerinde bir karar vererek TV&#8217;nizi yeni model bir LCD TV ile değiştirmeye veya ilk defa televizyon alacaksınız ve almışken bari LCD alalım diye karar verdiniz, iyi de yaptınız, ama kafanız ne almanız konusunda karmakarışık. Çok fazla teknik bilgiye girmeden, rahatça karar verebilirsiniz.<br />
<span id="more-118"></span></p>
<h2><em><strong>LCD teknolojisi nedir, gerçekten bu kadar başarılı mı?</strong></em></h2>
<p>İlk LCD ekranlı hesap makinesini ne zaman gördünüz? Ben gördüğümde 5 veya 6 yaşındaydım, demek ki nereden baksanız 25 yıl olmuş. Düşünün ki üniversitede kullandığım hesap makinesi (Casio CFX-9850GB) renkli ekrana sahipti ve renkli grafikler çizebiliyordu, hala severek kullanıyorum, ve emin olun ondan yaklaşık 3-4 yıl önce aldığım Texas Instruments&#8217;in grafik çizen hesap makinesine verdiğim paranın yanında gerçekten komik sayılabilecek bir paraya aldım.</p>
<p>1972&#8242;de ilk aktif matris LCD ekranın üretildiğini göz önüne aldığınızda çok uzun süredir sürekli gelişen bir teknolojiden bahsediyoruz, bugüne kadar alternatif bir şey de çıkmadığına göre daha da yıllarca hayatımızda kalacak bir teknoloji olduğu kesin. Artık LED ve Lazer TV&#8217;ler çıktı diyenler olabilir, henüz TV&#8217;ye yeni uyarlanmış bir teknoloji ne kadar geçerli olur bilinmez, ama hep birlikte zaman içerisinde göreceğiz.</p>
<p>Çalışma mantığı ise çok basit, adı üzerinde &#8216;Likit Kristal Ekran, Liquid Crystal Display&#8217;. İçerisinde elektrodlar bulunan ince bir tabaka var ve arkasında kullanılacağı yere göre bir ayna veya ışık kaynağı bulunuyor. Sizin yapmanız gereken tek şey bölgesel olarak yerleştirdiğiniz bu pozitif elektroda enerji vererek, kutuplaşmadan dolayı sıvı kristallerin şekil değiştirmesini sağlayarak ekranda mantıklı bir görüntü çıkmasını sağlamak. Tabi burada hesap makinesi gibi basit sistemlerde kullanılan LCD&#8217;lerden bahsediyoruz.</p>
<p>Peki TV&#8217;dekinin ne farkı var? Aynı sıvı kristal tabakasından 3 farklı renkte var, böylece herhangi bir noktadaki pixeli renklendirmek için istediğiniz herhangi bir pixeldeki farklı renkleri birbirine karıştırmanız yeterli oluyor, ama tabi burada bahsettiğimiz sadece kırmızıyı aç, yeşili kapa tarzında değil daha çok bu yazıyla alakası olmayan LED&#8217;leri (yok, LCD değil, dediğim gibi konuyla çok alakası yok) PWM (Pulse Modulation Method) ile sürmeye benzeyen ve normalde aç kapa şeklinde çalışması gereken LED&#8217;lerin, evlerde kullanılan ve salondaki ışığı kısmaya yarayan düğmelerle çalışması gibi bir yöntemle yaklaşık 16.7 milyon kadar farklı renk elde edilebiliyor. Göz aynı rengin en çok 256 farklı tonunu algılayabilirken neden böyle bir şeye gerek var diyorsanız, okumaya devam etmekte fayda var.</p>
<h2><em><strong>LCD mi, Plazma mı?</strong></em></h2>
<p><em>LCD, LCD, ve tabii ki de LCD</em>. Bakın, zamanında bir kaç firma birleşip &#8216;LCD mi, Plazma mı, siz kendiniz anlatın&#8217; diye bir site kurmuşlardı, dertleri insanları Plazma TV&#8217;lere yönlendirmekti. Amaç neydi peki? Doğal olarak LCD teknolojisi geliştikçe elde kalacağı kesinleşen Plazma&#8217;ları bir şekilde pazarlamak. Plazma hakkında bilinen bir gerçek var, kimse de aksini iddia etmiyor; evet, görüntüler daha akıcı, ama LCD TV&#8217;lerde çözünürlükler en çok 640&#215;480, 800&#215;600 civarında dolaşırken böyleydi, <em>HD teknolojisi</em> geldikten sonra açıkçası kimse dönüp plazmalara bakmıyor, pek üretende kalmadı diye tahmin ediyorum.</p>
<p>Madem üreten kalmadı, neden 120 ekrandan daha büyük LCD TV&#8217;leri etrafta göremiyoruz da, plazmalar bu kesimde daha çok? Maliyet ve çözünürlük. Bilgisayar kullanıcılarının çoğu bilir, eğer doğal çözünürlüğü 1024&#215;768 olan bir ekranda siz &#8216;harfler çok küçük gözüküyor&#8217; diye 800&#215;600 çalışmakta ısrar ederseniz, bulanık ve hiç bir şeyin okunamadığı bir ekrana sahip olursunuz. Doğal olarakta plazmaların daha büyük ekranda tercih edilmesinin sebebi budur, çünkü Plazma TV&#8217;lerin çalışma mantıkları hemen hemen tüplü TV&#8217;ler ve projeksiyon cihazlarıyla aynıdır, duvara ya da ekrana yansıttığınız görüntü ne kadar büyürse büyüsün abartmadığınız sürece her zaman düzgün gözükür.</p>
<p>LCD TV&#8217;lerde ise 120 ekranın üzerine çıkarsanız hem maliyetiniz artar, hem de birazdan okuyacağınız üzere <em>High Definition</em> standartlarına göre oluşturulmuş çözünürlüklerde görüntü bozulmasına tanık olursunuz, çünkü ekranı büyüttükçe çözünürlüğü arttırmanız gerekir, Full HD&#8217;nin çözünürlüğü 1920&#215;1080 iken ve henüz daha gelişmiş bir yayın yokken, sizin kalkıp 3840&#215;2160 çözünürlükte bir ekran yapmanız gayet anlamsız olur. Eğer çözünürlüğü arttırmadan TV&#8217;yi büyütürseniz görüntü bulanıklaşmaya başlar yani mantıklı bir resim yerine elma ebatlarında kırmızı yeşil pixelleri görmeye başlarsınız.</p>
<h2><em><strong>Nedir bu &#8216;çözünürlük&#8217; yenir mi?</strong></em></h2>
<p>LCD&#8217;de, daha doğrusu genel olarak monitörlerde görüntü <em><strong>pixel</strong></em> adı verilen noktalar bulunur. Bunların mantıklı bir birleşimi sonucu da gözün algıladığı bir resim ortaya çıkar. Ekrandaki nokta miktarına da genel olarak çözünürlük denir ve XxY şeklinde belirtilir, mesela 1024&#215;768 gibi. Bu noktaların miktarı ne kadar fazlaysa, ekran büyüklüğüne göre o kadar net bir görüntü alırsınız. Aynı şey dijital fotoğraf makineleri için de geçerlidir, ama orada genel olarak kullanılan terim megapixel&#8217;dir.</p>
<p>Megapixel ne oluyor diyenler için geliyor; farkındaysanız çözünürlüğü yazarken araya x koyuyorum, yani ortada bir çarpım işlemi var. Eğer size fotoğraf makinesi 3072&#215;2304 çözünürlükte fotoğraf çekebilir dersem doğal olarak makine hakkında kafanız karışır, ama size 7.1 MegaPixel dersem o zaman daha net bir fikriniz oluşur. Aslında yaptığım tek şey X ile Y&#8217;yi çarpmak ve kaç pixel olduğunu bulmak. MegaPixel&#8217;e çevirmek için ise yapmanız gereken 1.000.000&#8242;a bölmek. Merak edenler için geliyor; Full HD TV&#8217;nin pixel sayısı 2.073.600, yani yaklaşık 2.1 MegaPixel.</p>
<h2><em><strong>720p, 1080i, 1080p, bunlar ne?</strong></em></h2>
<p><em>Baştan söyleyeyim; ilginizi çekmiyorsa sonraki başlığa devam edin, çünkü biraz sıkıcı ve teknik terimler var.</em></p>
<p>Önce p ve i&#8217;den başlayalım. Normalde herhangi bir tüplü TV&#8217;nin çözünürlüğü PAL sistemler için 625p, NTSC sistemler için 525p&#8217;dir. <em>O ne be</em> diyenler olabilir, şu demek; tüplü TV&#8217;lerde bir elektron tabancası bulunur ve bu elektron tabancası görüntüyü ekrana çizmek için sürekli ekrandaki noktalara elektron atar, ama sadece bir tane elektron tabancası olduğu için bunu satır satır yapmak zorundadır, bahsi geçen 625 ve 525 satır sayısıdır.</p>
<p>Şimdi bunu aklınızda tutun; p = Progressive, i = Interlaced. Progressive bu satırların birbirini takip ettiği anlamına gelir, birbirinin devamı demek, yani satırlar arasında hiç boşluk yok. Interlaced ise satır atlamalı, yani 25 resim / saniye hızında gelen resim verisini birer satır atlatarak ekrana çizmek demek. Normalde tüplü TV&#8217;lerde görülen hafif görüntü titremesinin sebebi bu interlace problemidir. PAL sistemler yaklaşık 8 MHz/s, NTSC sistemler ise 6.5 MHz/s bant genişliğine ihtiyaç duyar ve UHF bantları üzerinde bu kadar fazla veri geçiremeyeceğiniz için görüntü genellikle (aslında her zaman) interlaced olarak gönderilir. Böylece ekrana PAL sistemler için 1. resimde 1,3,5,7,&#8230;,625. satırları çizilir, 2. resme geçildiğinde ise 2,4,6,8,&#8230;,624. satırları çizilir. Böylece yarı yarıya bir bant genişliği tasarrufu sağlanmış olur. Hala sıkılmadınız mı? Peki.</p>
<p>LCD TV&#8217;ler çıktıktan sonra ise standartlarda doğal olarak bir değişme oldu ve satır sayısı arttı. Böylece görüntü kalitesi de artmış oldu. Genel olarak standart bir 16:9 LCD TV&#8217;nin en az 720p çözünürlüğü desteklediği varsayılır (küçük TV&#8217;ler belki ayrı tutulabilir), bu demektir ki 720 satır görüntülenebilir ve PAL ya da NTSC&#8217;den çok daha kaliteli bir görüntü elde edileceği kesindir. 1080i ise 720p&#8217;nin HD Ready denilen TV&#8217;lerde uygulanan bir çözünürlüğüdür diyebiliriz. Peki neden buna ihtiyaç duyuluyor derseniz, sebebi basit; bant genişliği ve DVD kapasiteleri. PAL sistemlerde saniyede 25 resim gösterildiğinden bahsetmiştim, basit bir hesapla 1080p yani Full HD bir TV&#8217;de her resmin yaklaşık 2.1 MegaPixel, yani sıkıştırılmamış olarak 5.9 MB yer kapladığını düşünürseniz, 1 saniyelik resim için harcamanız gereken bant genişliği 147.5 MB civarındadır (bence de <em>oha</em>!). Tabii ki de farklı sıkıştırma teknikleri ile bu veri her zaman bunun altındadır ama yine de görüldüğü üzere çok fazla veri var. Özellikle uydu sistemlerinde TV kanallarının bant genişliği üzerinden para ödediği düşünüldüğünde ve DVD kapasitelerinin 9.4 GB ile sınırlı olduğunu göz önüne alındığında 1080i&#8217;nin ne kadar mantıklı olduğu ortaya çıkar.</p>
<h2><em><strong> HD Ready, Full HD nedir, yenir mi?</strong></em></h2>
<p><em>HD Ready, Full HD ile aynı şey değildir!</em> Olmamıştır, olamaz da, size birisi aynı olduklarını söylerse o satıcıdan uzak durun ve bilin ki muhteşem bir kazık yiyeceksiniz. HD Ready, adı üzerinde &#8216;HD yayına hazır&#8217; anlamındadır. Buradaki &#8216;yayın&#8217; kelimesi sizi sadece Kablo TV ve uydu yayınıyla sınırlandırmasın, bahsi geçen yayın her türlü DVD, Blu-Ray, vs için kullanılır. TV&#8217;nin <em>HD yayına hazır</em> olması demek eğer bağladığınız cihaz Full HD yayın yapsa dahi, ekranda bunu gösterebilir demek. Madem gösterebiliyor, ne gerek var Full HD&#8217;ye? <em>Detay, daha fazla detay, ve daha da fazla detay.</em> HD Ready&#8217;lerde çözünürlük yaklaşık 1366&#215;768&#8242;tir, Full HD&#8217;nin çözünürlüğü ise 1920&#215;1080&#8242;dir. Fark görebiliyor musunuz? Bence en azından bir mağazada farkı mutlaka görmelisiniz.</p>
<h2><strong><em>Tamam, bir LCD TV almaya karar verdim, nelere dikkat etmeliyim?</em></strong></h2>
<p>Öncelikle şu TV&#8217;nin yanındaki etikette yazan 5 milisaniye, 6 milisaniye (saniyenin binde biri) olayından başlayalım. Bu TV ekranındaki pixellerin ne kadar hızlı renk değiştirebildiğini anlatan bir ifade. Her ne kadar TV&#8217;lerin herşeyinin büyük olması istense de, büyük olmasını isteyeceğiniz son şey bu olmalı. Ne kadar düşük, o kadar iyi. Artık tüm üreticilerin alt standart olarak 4 ms&#8217;yi baz aldığını düşünürsek eğer 5 ms, ya da 6 ms bir TV&#8217;yle karşılaşırsanız bilin ki eski bir modelle karşı karşıyasınız.</p>
<p>Bir de son günlerde daha çok duyulmaya başlayan 120 Hz, 200 Hz TV olayı var. LCD TV ve monitörlerde biliyorsunuz titreme problemi yok, sadece tepki gecikmesinden dolayı ortaya çıkan bulanıklık problemi var. Bazı üreticiler bunu normalde 60 Hertz olan tazeleme hızını, 120 Hz veya 200 Hz&#8217;e çıkartarak çözme yoluna gidiyorlar. Evet, iyileştirme olduğu kesin ama henüz bu teknolojinin hatları çok net değil, yani tam olarak yaptıkları ekranın tamamını saniyede 200 kez tazelemek değil, sadece 200 keze tekabul edecek kadar resimde değişen kısımları iyileştirmek olarak açıklayabiliriz. Fazladan para vermeye değer mi diye soracak olursanız, <em>henüz çok erken</em> diyebilirim.</p>
<p>Mağazaya girdiniz ve LCD TV almak istediğinizi söylediniz, sizi loş bir odaya götürüp burada görüntüleri daha net görebileceğinizi ve daha rahat bir tercih yapabileceğinizi söylediler; <em>kaçın, hemde hemen kaçın</em>. LCD TV&#8217;ler ister arkadan aydınlatmalı, ister yansıtmalı olsun sonuçta bir ışık üretme kapasiteleri var ve etiketinde genellikle cd/m2 ölçü birimi ile gösterilir. Siz de kendi büyüklerinizden bilirsiniz, mesela dedem ampul alacağı zaman <em>60 mumluk</em>, <em>100 mumluk</em> diye isterdi; candela (cd) latince <em>mum</em> demek. Klasik tüplü TV&#8217;lerin ışık miktarı genelde 350 cd/m2, yeni tip LCD TV&#8217;lerde ise 500 cd/m2 ortalamasında dolaşır. Size kaçın deme sebebimin kaynağı bu ışıkla ilgili konu; cd/m2 ne kadar yüksekse ışıklı bir ortamda, yani gündüz vakti perdeleri veya panjurları kapatmadan TV&#8217;nizi o kadar rahat seyredersiniz, bu yüzden eğer baktığınız TV&#8217;nin parlaklığı 500 cd/m2 altında ise ve sadece loş ortamda düzgün bir görüntü veriyorsa uzak durmanızı tavsiye ederim.</p>
<p>Bir de kontrast oranı denen bir şey var, bu aralar iyice abartıp 30.000:1, 50.000:1 gibi rakamlarla telaffuz ediliyor. Bu oran ekranda gördüğünüz siyah ve beyaz noktalar arasındaki farkı gösterir. Eğer bu oran çok düşükse siyah kısımlar koyu gri gibi, beyaz kısımlar ise silik gibi gözükür. Ne kadar yüksekse o kadar iyidir, ama 5.000:1 bir kontrast oranı genelde yeterli olacaktır. Bunu TV&#8217;yi almadan önce, ekranda oynattıkları videoların canlılığına ve parlaklığına bakarak kolayca görebilirsiniz.</p>
<p>Size mağazada tavsiye edilen TV&#8217;de DVB-T alıcı olduğunu, ve fiyatın o yüzden yüksek olduğunu söylüyorlar; hemen DVB-T olmayanı var mı diye sorun, çünkü Türkiye&#8217;de henüz DVB-T konusunda ciddi bir çalışma yok, ve olup olmayacağı da henüz belli değil. Evet, hem uydu kadar kaliteli, hem de kalem kadar bir antenle seyredilebilecek olması muhteşem ama tam olarak faaliyete geçme tarihi olarak 2014 deniliyor, LCD TV&#8217;lerin Türkiye için ekonomik ömrünün (LCD panel ömrüyle karıştırmayalım, ekonomik ömür farklı bir şey) 8~10 yıl olduğu göz önüne alındığında çok önemli bir özellik değil, özellikle de <em>İstanbul</em> dışında yaşayanlar için.</p>
<p>Arkada bir sürü garip çıkış var, 2 tane SCART bağlantı neden yetmiyor diyenler; SCART mı? Dalga geçiyor olmalısınız. SCART artık mevcut HDMI bağlantı seçeneğinin yanında komik denebilecek bir bağlantı çeşidi. Baktığınız LCD TV&#8217;de hiç SCART bağlantı noktası bile olmayabilir, boşverin olmasın, ama mutlaka ikiden fazla HDMI çıkış olduğundan emin olun, çünkü artık bağlantı standardı haline gelmek üzere. Tek bir kablo üzerinden görüntü ve sesi <em>dijital</em> olarak gönderiyorsunuz. Yani HDMI ile bağladığınız herhangi bir cihaz, LCD TV&#8217;nizi doğrudan bilgisayar monitörü gibi kullanıyor. LCD TV alıp arkasında klasik monitör veya DVI çıkışı bulamayanlar panik yapmayın; DVI denen bağlantı aslında HDMI&#8217;ın sadece görüntü kısmını kullanıyor ve o da dijital, o yüzden herhangi bir yerden bulabileceğiniz bir ucu HDMI, diğer ucu DVI kablo ile bilgisayarınızı doğrudan LCD TV&#8217;nize bağlayabilir ve filmlerinizi, dizilerinizi buradan izleyebilirsiniz. Bilgisayarında veya notebook&#8217;unda doğrudan HDMI çıkışı olanlar; bu kadar uğraşmayacağınız için çok şanslısınız, tek yapmanız gereken HDMI kablosunu takıp keyfinize bakmak.</p>
<p>Bu arada &#8216;<em>benim bir tane HDMI çıkışlı cihazım var, ne gerek var bir sürü HDMI girişli TV&#8217;ye</em>&#8216; diyenler; okumaya devam edin, pişman olacaksınız. Öncelikle artık Kablo TV&#8217;nin dijital yayına geçtiğinden, ve HD yayın almak için kullanmak zorunda olduğunuz alıcının HDMI çıkışlı olduğundan haberiniz yok. Hatta Digiturk&#8217;un HD alıcısından, uydu alıcılarının arkasında yavaş yavaş HDMI çıkışların boy göstermeye başladığından, hatta HDMI çıkışlı DVD oynatıcıların fiyatlarının artık standart DVD oynatıcılarla aynı olduğundan da haberiniz yok. Peki, PlayStation 3&#8242;ü de mi duymadınız? Bu arada lütfen Blu-Ray oynatıcısı almayın. PS3, Blu-Ray uzaktan kumandasıyla hem eğlenceli, hem de muhtelif Blu-Ray oynatıcılara göre emin olun <em>çok daha ucuza</em> geliyor.</p>
<p>Umarım yazdıklarımın <em><strong>LCD TV</strong></em> alacaklara bir yardımı dokunur.</p>
<div id="crp_related"><h3>İlgili Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/29" rel="bookmark" class="crp_title">LCD TV</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/26" rel="bookmark" class="crp_title">Yeni başlayanlar için &#8216;Klima&#8217;</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/42" rel="bookmark" class="crp_title">Yeni başlayanlar için &#8216;Kablosuz Ağ Güvenliği&#8217;</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/6" rel="bookmark" class="crp_title">KDV mi iyidir, DEBNY* mi?</a></li><li><a href="http://www.serbestcagrisim.com/archives/9" rel="bookmark" class="crp_title">ispat ya da tapsi</a></li><li>Powered by <a href="http://ajaydsouza.com/wordpress/plugins/contextual-related-posts/">Contextual Related Posts</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serbestcagrisim.com/archives/118/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
