arşiv

‘Linux’ kategorisi için arşiv

Postfix, Dovecot ve MySQL, mükemmel karışım.

Pazar, 15 Kas 2009 1 yorum

Şirkette kullandığımız MySQL destekli Postfix ve Dovecot kurulumunun nasıl yapıldığı konusunda sürekli mailler alıyorum, kısaca nasıl olduğunu anlatacağım. Bu kopyala yapıştır bir anlatımdır, ve linux altında dosyaları nasıl düzenlemeniz gerektiği, ya da MySQL ile nasıl bir veritabanı yaratıp, nasıl işletileceği konularına hakim olmanız gerekiyor. Yazının ilerleyen kısımlarında da açıkladım, ama kurulumdan önce bilmeniz gereken en önemli şey bu sunucu kurulumunda /home klasörü ayrı bir bölümdedir, böylece sistemdeki arızalardan en az etkilenir.

devamını oku…

Linsta olayı artık bitsin!

Pazartesi, 28 Eyl 2009 1 yorum

Boş vakit bulunca gnome-look.org’dan Gnome masaüstüm için bir kaç tema, arka plan falan bakayım dedim ama siteye girince gerçekten şaşırdım. İnsanlar sürekli bir ‘vista look‘ peşinde. Ya kardeşim; bu Gnome. Adam Vista kullanmak istese zaten Vista kullanır, neden Gnome’u da Vista’ya benzetmeye çalışıyorsun anlamıyorum ki?

Bu otu boku Vista’ya benzetme sevdası lütfen artık bitsin, Gnome ve Linux’un başlı başına ayrı bir konu olduğunu anlayın artık.

Kıssadan hisse; Üstad Foo ve Heyecanlı Acemi

Pazartesi, 07 Eyl 2009 yorum yok

Bu yazı internette okuduğum ve çok hoşuma giden bir dizi yazıdan bir tanesinin Türkçe tercümesi. Tam olarak anlayabilmek için biraz Unix ve Linux konusuna aşina olmak gerekiyor. Master Foo ile Acemi arasında geçen bu konuşma neden Linux’ta herhangi bir anti virüs ve benzeri programların kullanılmadığını açıklıyor.

Bir zamanlar Üstad’ın dizinin dibinde bir çok şey öğrenmiş olan bir acemi bir şeylerin eksik olduğunu hissetti. Bir süre düşünceleri hakkında meditasyon yaptı ve sonunda Üstad’a aklındaki soruları danışmak için yaklaştı.

Üstad Foo” dedi, “neden Unix kullanıcıları hiç antivirüs programları kullanmıyorlar? Ya da defragment programları? Ya da kötü amaçlı yazılım temizleyicileri?devamını oku…

Categories: Linux Tags: , ,

Kıssadan hisse; Üstad Foo ve MCSE

Pazartesi, 07 Eyl 2009 yorum yok

Bu yazı internette okuduğum ve çok hoşuma giden bir dizi yazıdan bir tanesinin Türkçe tercümesi. Tam olarak anlayabilmek için biraz Unix felsefesini tanımak gerekiyor, zaten Master Foo ile MCSE arasında geçen konuşma da tam bu felsefeyi açıklıyor.

Bir gün meşhur bir Windows sistem yöneticisi Üstad Foo’ya geldi ve ona şunu söyledi; “Duydum ki sen çok güçlü bir Unix ustasısın. Gel sırlarımızı paylaşalım, böylece her ikimizde bir şeyler kazanırız“.

Üstad Foo şöyle cevap verdi; “Bilgeliği arıyor olman güzel bir şey, ama Unix felsefesinde sır diye bir şey yoktur“. devamını oku…

Categories: Linux Tags: , ,

Daha iyi, daha hızlı, daha güçlü.

Salı, 30 Haz 2009 yorum yok

Bir çok kişi Squid ve SquidGuard’ı kullanarak Facebook’a karşı açtığım savaşla ilgili yazımı okumuştur. Önce bir şeyi netleştirelim, Facebook’a karşı hiç bir garezim yok. Tamam, çok bayılmıyorum kendisine ama asıl sevmediğim şey iş saatlerinde Facebook’ta dolaşan çalışanlar. İşte bu sistem kullanıcılara takip edildiklerine dair bir mesaj vermek için ideal çözüm.

Şimdi savaşı bir adım daha öteye götüreceğiz. Bu, firmanızdaki Squid vekil sunucunuz için daha iyi, daha hızlı ve daha güçlü bir çözümdür. Daha önce kullandığımız ImageMagick kütüphanesi iyi bir kütüphaneydi, ama eğer sorunlu kullanıcılarınız varsa ciddi anlamda yavaş kalıyor. Yine resimler üzerinde oynama yapacağız, ama çok daha hızlı bir yöntemle. Okumaya devam edin.

devamını oku…

Better, faster, stronger.

Salı, 30 Haz 2009 yorum yok

OK, most of you have read my work on Squid and SquidGuard against Facebook. Let’s make something clear, I have nothing against Facebook. Ok, I don’t like it much, but what I really don’t like is people who surf at it in working hours. So this script makes clear that they are being followed.

Now, its time to move one step further. Better, faster and a stronger solution for your corporate squid server. ImageMagick library is a nice library, but it remains slow if you have reckless users. We will keep on manipulating images, yes, but in a much faster way. Just keep on reading.

devamını oku…

Linux masaüstünün daha iyi olmasının 10 nedeni

Perşembe, 25 Haz 2009 1 yorum

Windows ve Mac masaüstünü ne kadar severseniz sevin, Linux’ta bir yama bile  olamaz diyor Jack Wallen.

Jack Wallen ‘her zaman Windows ve Mac masaüstüyle çalışmış olsanızda, Linux en azından bir kere denenmesi gereken bir çok avantaj barındırıyor’ diye devam ediyor.

Bir çoğumuzun Linux masaüstü hakkında şüpheleri var. Ama 10 yıldan uzun bir süre kullanımdan sonra, tüm o şüpheleri bir kenara koyabilirim. Kullanıcı dostu, güçlü ve esnek olmasının yanı sıra, daha yakından tanıdığımız işletim sistemlerinin gelişmiş bir sürümü gibi.

İşte size Linux masaüstünün neden daha üstün ve en azından denemek için ilginizi en üst düzeye çıkartacak olan 10 neden.

Yazının orijinalini şuradan okuyabilirsiniz;
http://resources.zdnet.co.uk/articles/comment/0,1000002985,39665233,00.htm

devamını oku…

Cyrus öldü, yaşasın Dovecot!

Perşembe, 25 Haz 2009 yorum yok

Oh be! Sonunda Cyrus SASL’ın saçma sapan kurulum dosyalarından ve kurulmasının saatlerimi almasından kurtuldum. SMTP kullanıcı girişi için normalde Cyrus SASL kullanıyordum, ama Debian Lenny’den yeniden Ubuntu 9.04 sunucuya geçmek için baştan kurulum yaptım ve Cyrus her zaman ki beni çileden çıkarttı. Sürekli bir ‘permission denied‘ hatası alıyorum, ama sağolsun Cyrus hiç bilgi vermemeyi tercih ediyordu. Sonunda araştırmalarım sonuç verdi ve Cyrus’tan sonsuza kadar kurtuldum!

devamını oku…

E-Posta Güvenliği

Pazar, 14 Haz 2009 yorum yok

E-posta alıyoruz, gönderiyoruz, fakat e-postalarımız üçüncü bir şahıs tarafından okunuyor mu, okunmuyor mu bilmiyoruz. Ben evden e-posta atıyorum, benimkiler okunamaz mı diyorsunuz? Yeni başlayanlar için ‘Kablosuz Ağ Güvenliği’ yazımı okumuş muydunuz? Kısa bir özet geçeyim; istediğiniz kadar ağınızı şifreleyin, istediğiniz kadar güvenlik önlemi alın bazı bilgilerin sızmasına engel olamazsınız. Peki bunu engellemenin yolu yok mu? Olmaz olur mu! OpenPGP kullanıcılarının arasına hoşgeldiniz…

devamını oku…

Sanallaştırmak, ya da sanallaştırmamak.

Pazartesi, 01 Haz 2009 yorum yok

Shakespeare okudunuz mu hiç? Hamlet oyununun 3. perde, 1. bölümünde Hamlet tek başına sahnededir ve o meşhur sözleri söyler; olmak, ya da olmamak, işte bütün mesele bu. Yakın zamanda da bilişim sektöründe de benzer bir soru sorulmaya başlanacak; sanallaştırmak, ya da sanallaştırmamak, işte bütün mesele bu.

Yeni başlayanlar için “VirtualBox” yazımı okumuş muydunuz? Bu hem onun devamı, ya da diğer yazı bu yazının devamı, artık siz karar vereceksiniz, ama diğeri gibi bir kurulum rehberi ya da teknik döküman değil, daha çok sanallaştırmanın mantıklı olup olmadığı üzerine bir yazı. O yüzden sürekli duyup ilgisini çekenlerin hoşuna gidebilir.

devamını oku…