Kredi kartı kullanmak pek rahat ama…
Kredi kartı kullanmak pek rahat ama 18~24 ay yapılan vadelerin memleketin ekonomisi üzerindeki etkisi hakkında fikri olan var mı?
Bu yazı geçmişte var olan ANet haber sunucusunda musteba arkadaşımızın sorduğu ‘Bankaların 18-24 aylık kredi vermeleri TL’yi neden güçlendiriyor anlamadım’ sorusuna istinaden verilmiş bir yanıttır.
Çünkü kredi kartı ile alışveriş yaptığımızda nakit olarak alış veriş yapmıyorsun, ‘karşılığı olmayan’ bir parayla yani kredi karşılığı alış veriş yapıyorsun, eline para geçtiği anda da kredi kartına yatırıyorsun bu da otomatikman piyasadaki nakit paranın kimsenin elinde durmaması anlamına geliyor, aynı zamanda malı satan esnafında cebinde para olmaması anlamına geliyor, şimdi buraya kadar aklımızda tutalım devam edeceğim.
Peki mortgage, ev kredisi, araba kredisi aynı şey değil mi?
Tabii ki de değil. Kredi kartında para sana ait değilken, yukarda saydıklarımızda elinde ‘cismî’ bir şey var, yani istediğin anda -araba kredisini saymasak daha uygun olabilir tabi- nakde çevirip krediyi ortadan kaldırabileceğin, hatta enflasyon ve yatırım araçlarındaki günlük dalgalanmaya göre bırak para kaybetmeyi direkt kâra bile geçebilirsin ki ev kredisi alıp uzun vadede yatırım yapanları tebrik bile edebilirim ;)
devam edelim…
Bu süre içerisinde devletim boş durmayacak, her şeyi şu anda olduğu gibi güllük gülistanlık gibi göstermeye devam etmek için enflasyonu sabit ve düşük tutmak adına duruma müdahale etmeyecek, %15-%16 seviyelerinde olması gereken -şu anda o civarda olması gerektiğini düşünüyorum- enflasyonun üzerine basıp %8 civarında açıklayacaklar, bu durumda da insanların aldıkları maaşlar da bu civarda şekillenecek, ama tabi alınan zammın reel ortamdaki değeri düşük olacak fakat sen sonuçta elindeki paraya göre hareket etmek zorunda kalacağın için bir süre sonra nakit para daralması daha da artacak ve kısa vadede hissedilmese de uzun vadede esnaf elindeki malı satamadığı için deflasyon -enflasyonun düşmesi- baskısı yaratacak ve zoraki bir indirime gidilecek, bunun yanında Çin mallarının ucuz olmasından sebep yerli üretici üzerindeki baskı daha da artacak, bunların toplamında otomatikman maliyet kısılmasına gidilecek, arz talep dengesi talebin düşmesiyle birlikte arz’ında azalmasını gerektireceği için üretim miktarı düştüğünde otomatikman bir küçülme gerçekleşecek, küçülme ise makine ekipman arttırımının durmasının yanı sıra eleman eksiltmesi olarak gerçekleşecek, bu da geçtiğimiz senelerde yaşanan -bkz. 2000 krizi, tüketici kredilerinin patlama yaşadığı dönem- çekilen paranın geri dönmemesi-işsizliğin artması ile doğru orantılı- durumunu tetikleyeceği için gayet nahoş bir durum yaratacak.
Bu da yetmeyecek tabi, senin 18 ay önce 100 liraya aldığın mal 12 ay sonra 80 lira olacak, sen ise hala 100 lira üzerinden ödeme yapıyor olacaksın, zaten kafadan %20 sana kaçmış olacak -ki sene başındaki ve sene sonundaki fiyatları karşılaştırmak çok kolay eski gazetelerin arasında mutlaka bir teknosa kataloğu falan kalmıştır-, sen bugünkü fiyatı üzerinden değil 12 ay önceki fiyatı üzerinden ödeme yapmaya devam edeceksin ama gel gör ki elindeki para %20 artmak yerine sadece %10 artmış olacak, bu yüzden senin elindeki para 12 ay öncesine göre daha değerli olacak ama sen hala YTL üzerinden ödediğin için aslında değerinden çok daha fazla kredi kartına kaçırıyor olacaksın.
Şimdi kaldığımız yerden alalım; cebinde para olmadığı için doğal olarak herhangi bir yatırım aracını kullanamayacaksın, bu da şu anda olduğu gibi dolar / euro satın almaman anlamına gelecek, bir zamanlar global oyuncuların çok rahat hareketlendirdiği dolar / euro pazarı şu anda olduğundan daha da zayıf bir hale gelecek ve kimse satın almadığı için merkez bankasının -şu andaki rezervler gayet yüksek- elindeki dolar / euro miktarı şişecek bu da doğal olarak YTL’nin dolar ve euro karşısında karşılığı olmadığı halde ‘güçlenmesi’ anlamına gelecek, bu da yanında cari açığın daha da açılmasına sebep olacak çünkü ihracatçı dün senin memleketinden 1$ karşılığı 5 karpuz alana mal yetiştiremezken, yarın 1 $’la sadece 3 karpuz satabileceği için satın alan yabancı firma 1$ karşılığı >3 karpuz alabileceği herhangi bir ülkenin malına yönelecek gibi bu kadar baside indirgemememin aslında yanlış olduğu ama ‘basitçe’ olacakları özetlediğimi düşündüğüm bir durum ortaya çıkacak.
Kesinlikle şahsi düşüncemdir, katılınır katılınmaz, yanlıştır değildir. Ancak mevcut politikalar konusunda şunu söyleyebilirim; “biz para basmıyoruz, emisyon hacmi etrafta çok fazla 100 YTL’lik banknot görmenize engel olacak merak etmeyin” diyen zihniyetin bizi 20 YTL’lik banknottan çok 100 YTL’lik banknot görmemize sebep olduğundan kelli pek bir güvenim kalmadı devletin ekonomi politikası ve enflasyon hedeflerine -ki ne kadar doğru ki enflasyon? bi de ‘alışveriş sepeti’ üzerinden hesaplasınlar bakalım enflasyonu o zaman belli olur işte ak g.t kara g.t ama kimsenin de g.tü yemez öyle hesaplamaya.
Ufak bir not; düşük enflasyon iyidir, ama piyasa koşullarının çok altında bir enflasyon iyi değildir. bunun doğrusu arz/talep dengesinin oluştuğu noktayı zorla göstermek değil, arz/talep dengesinin kesiştiği noktayı bulmaktır çünkü başka türlü ekonomiyi büyür ve canlı tutamazsınız, tepe taklak çakılır.