1 İngiliz, 1 Fransız, 300 Ispartalı ve 1 İzmirli sinemaya gitmişler ;)
Öncelikle şunu söylemeliyim, film gerçek anlamda bir başyapıt olmuş. Marvel’in meşhur -afedersiniz- dallama karakterlerini sinemaya uyarlamaktansa, Frank Miller’ın -ki aşmış bir adam olarak görüyorum şu anda kendisini, yazının devamında FM olarak geçecek sadece- ’300′ çizgi romanını sinemaya aktarmak çok doğru bir tercih olmuş.
Tabi FM’ın tarzına biraz aşina olmak gerekiyor, bu yüzden 300′ü seyretmeden önce mutlaka Sin City‘yi izlemelisiniz, neden önce diyecek olursanız 300′den sonra hakkaten çok sıkıcı gelebilir çünkü 300′de aksiyon durmazken Sin City hem karmaşık hem de karanlık bir film. Yalnız bu dediğime bakıp ‘aman boşver o zaman’ demeyin, çünkü filmdeki oyunculardan bir kaç tanesini saymam filmin ne kadar başarılı olduğu hakkında fikir verebilir; Bruce Willis, Mickey Rourke, Elijah Wood, Jessica Alba -Dark Angel desem?-, Benicio Del Toro, Clive Owen ki saymam gereken en az 5-6 kişi daha bulabilirim listede.
’300′ bir çizgi roman uyarlaması olduğundan ve FM tarzında çekildiği için ilk başta görüntüler garip gelebilir, çünkü ekran biraz karartılmış ve oyuncular gerçek olmasına rağmen ekrana neredeyse çizgi roman karakterleri gibi yansıtılıyorlar. Leonidas, taş kraliçe Gorgo ve diğer oyuncular hakkaten başarılı ve film Türkiye’de konulmuş olan 18 yaş sınırını gerçekten hak ediyor.
Savaş sahneleri gerçekten çok iyi planlanmış ve yaratılmış, askerlerin savaş tarzlarının aynı olmasına rağmen karşı tarafın nasıl sersem bi şekilde kafalarına göre hareket ettikleri gibi detaylar çok başarılı, yalnız filmin %85′inin savaşta geçmesi de ilginç gelebilir. Bir kaç şeyi açıklamak için flashbacklerle desteklenmiş sahneler çok güzel olmuş ve filmin akıcılığını hiç bozmuyor.
Kısacası; seyretmezseniz çok şey kaçırmış olacaksınız ;)